PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ne tarif edilmez bir duygu bu.......




born_KsK
02-09-2008, 01:30
++ Ne tarif edilmez bir duygu bu İçim acıyor!!++
İçim acıyorNe tarif edilmez bir duygu buYerini belli edemiyorum"Sol yanım" diyemiyorum meselaİçim işteHer zerrem, her nefesimİçim acıyor, dayanamıyorumNasıl tarif edilir bilmem ki Hem tarif etmeye gerek var mı ki "İçi acıyan" anlar ancak bendeki bu hali

Gökyüzüne bakıyorumHilal çıkmış bu akşamAma her zaman karşısındaki yıldızı kollarıyla sarar gibi duran hilal, bugün sırtını dönmüş yıldızaHilal küskün, yıldız üzgünSanki onlar bile beni anlatıyor,onlar bile halime tercumanBu ıssızlık, bu yalnızlık ne yaman!Ne çöle benzer halim, ne okyanusaHani okyanus çöle yağsa belki çiçek açar da, bir ot bile yeşermez gönlümün umut dağında

Bitişleri içiyorum yudum yudumElimden gelse, becerebilsem, bir gün boyu uyurdumUyur ve unuturdumLakin olmuyor, uykular firariGeceler,bitmek bilmez karanlık, bir ânı asır misâliSabah olsun diye yalvarıp duruyorumHayallerimi gecenin bağrına dolduruyorum ve şafak sökmeden hepsini vuruyorumGüneş doğuyor ,lakin gönlüme değil

Kalemi elime almışım farkında olmadanBakıyorum ki yazmaya başlamışımİstemiyorum

Kendi ırmaklarım, kendi içime çağlasın artık

Kendi bendlerimi yıkayım

Hasretlerim yaralarımı dağlasın

Kendi gözlerime bakayım

Ve gözlerim halime ağlasın

Kendi şehirlerim viran olsun

Kendi kendime öleyim

Kalemim kendimce sussun !!




melankoliasi
02-09-2008, 01:33
yüregine saglık.......................

qboshh
02-09-2008, 01:35
çokk güzeL..SAĞOLASIN..

born_KsK
02-09-2008, 01:35
yüregine saglık.......................

tesekkurler:)

Gecem
02-09-2008, 15:42
Dağ başı ıssızlığına inat rüzgarın avuçlarında açan kır çiçekleriydik biz seninle. İmkânsızlığın toprağına sımsıkı tutunmuş çınar ağacının umuda gülümseyen kökleriydik biz. Ne sen Mecnun’un Leyla’sı ne de ben Şirin’in Ferhat’ ı. Biz seninle aynı uçurumun birbirine hiçbir zaman kavuşmayacak iki yakasıydık.
Sevdamızda hep bahar mevsimini yaşadık. Hüznün göğsünden acıyı emip yarılan gökyüzünü ıslak düşlerimizle yamadık bir terzi inceliğiyle. Durmadık seninle zamanın avuçlarında. Aşkın köpüksüz sularında sevdayı hiç kirletmedik. Yalancı baharlara tutunup aynı tomurcuğun ıslak dudaklarında yaşadık aşkın tutsaklığını. Kirpik uçlarımızı bulutlara eğip aynı yağmur tanesinde yıkadık hasretin kör karanlığını. Lakin unuttuğumuz bir şeyler vardı sevdanın geceye örüldüğü zamanlarda. İmkânsızlığın avuçlarında eriyen iki güneş tanesi olduğumuzu unuttuk. Kelimelerin en yalın hallerinde sevişirken dudaklarımız, hasretin çöl sıcağında yavaş yavaş eriyen tenimizi fark edemedik. Aynı kalbin yurdunda sevdaya nefes alırken bir gün terimizin birbirimizin sırtından ayrı yerlere süzüleceğini düşünemedik. Ektiğimiz umut tanelerini ellerimizle biçemedik. Evet, yenildik