PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilecik ilçeleri ve ilçeler hakkında bilgi




Osmanlıkızı
31-07-2008, 12:09
http://img253.imageshack.us/img253/3015/bilecikilcehs5.png (http://imageshack.us)


Bilecik -Bozüyük

Bozüyük adı nereden ? Bozüyük, yurdumuzun birçok yöresinde olduğu gibi adını bulunduğu yerin coğrafi özelliklerinden almaktadır. Şehir merkezinin kuzeyinde ve çevresindeki tepelere göre bozkır olan bir tepe bulunmaktadır. Şehre ismini veren bu tepe bir höyük'e benzediğinden ve bozkır olduğundan şehire "BOZHÜYÜK" denilmiştir. Hüyükler yığma topraktan yapılmış yapay tepeler olmalarına karşın buradaki tepe doğal olarak oluşmuştur.

Şehrin kuruluşu çok eski ve birçok uygarlıkların beşiği ve önemli yolların düğüm noktası olduğu için kurulduğu yerin çevresel ve coğrafi özelliğine uygun olarak Bozhüyük olarak anılmaya başlanmıştır. Türk ağız ve ses yapısına uygun olarak ve çabuk söylemeye yönelik şekilde "Bozhüyük" sözü zamanla "Bozüyük" olarak biçimlenmiştir. Kaybolan "H" harfi yerine yine Anadolunun birçok yerlerinde bulunan hüyükler ve buna bağlı yerleşim yerlerinde aynı şekilde kaybolmuştur. Karayük, Üçüyük, Yeşilüyük vb.


Bozüyük 'ün Yeri ve Sınırları Yurdumuzun kuzeybatısında Bilecik ilinin ilçesidir. Kuzeyinde merkez ilçe, kuzeybatıda Pazaryeri ilçesi, Kuzeydoğuda Söğüt ilçesi, doğuda Eskişehir'in İnönü ilçesi, güneyde Kütahya'nın merkez ve Tavşanlı ilçeleri, güneybatıda Domaniç ilçesi ve batıda İnegöl ilçesi ile komşudur.

İlçenin yüzölçümü 928 Km2 olup, denizden yüksekliği 740 metredir.


Bozüyük 'ün Yeryüzü Şekilleri
Dağları [değiştir]Yükseklikler genellikle ilçenin bat ve güneybatısında yer alır. Batı da Yirce dağında Üçtepeler in yüksekliği 1790 metredir. Güneybatıda Kala dağının yüksekliği ise 1906 metredir. Doğuda Metristepe 1307 metre, batıda Çamyayla tepesi 1322 metre, Güneyde Kandilbayırtepesi 1320 metre ve kuzeyde 900 metre ile Kızıltepe ilçenin yükseltilerini oluştururlar.


Ovaları Kızıltepe ve Boztepenin güney eteklerindeki neojen çanağının yanından uzanarak yaklaşık 60 km²'lik bir alanı kaplayan Bozüyük ovası, kuzeybatıda daralarak Karasu vadisine uzanır. Ova, güneyde genişleyerek, bir yandan İnönü - Kandilli düzlüğüne, diğer yandan Karaağaç ve Akpınar köylerinin kuzeyindeki sırtlara kadar devam eder. Ova 3. zaman neojen kayalarla örtülüdür.


Yaylalarıİlçenin güneybatısında yer alan Kömürsu ve Batan yaylaları ilçenin belli başlı yaylalarıdır.


Bozüyük 'ün akarsu ve gölleri Dikilitaş Deresi: Akpınar köyünün kuzeyindeki Hüsümler ovasındaki Sazpınar kaynaklarından çıkan dere doğu - batı yönünde akışını sürdürerek Bozüyük içinden geçer, Bursa yol kavşağında Karasu ile birleşir.

Karasu: İlçenin Bozalan Köyü yakınından doğan Karasu, Bozüyük'ten Dikilitaş deresini alıp, Ankara İstanbul demiryolunu izleyerek Pazaryeri'nden Sorgun deresini Batıdan Selöz , Hamsu, Bekdemir derelerini, doğudan Kızıldamlar çayını alır, Osmaneli yakınlarındaki Paşalar boğazından 500 metre sonra Sakarya nehri ile birleşir.

Sarısu: İlçenin güneybatısındaki Yeşildağ'dan doğan sarısu, kuzeye doğru akışını sürdürür. Üzerinde Darıdere Barajı kurulmuştur. Kandilli köyü yakınlarından ilçe topraklarını terk ederek Eskişehir topraklarında Sakarya nehrinin bir kolu olan Porsuk çayı ile birleşir.

Darıdere Barajı - Yapay Göl:Sarısu üzerindedir. Taşkınları önlemek ve sulama yapmak amacıyla inşa edilip 1976 yılında işletmeye açılmıştır. Baraj, toprak dolgu tipindedir. Barajın temelden yüksekliği 33.40 metre, depolama hacmi ise 35 milyon m³ olup, göl alanı 245 hektardır.


Bozüyük 'ün İklimi ve Bitki Örtüsü Bozüyük, Ege Bölgesi sınırlarında kalan Kütahya sınırındaki küçük bir bölge hariç Marmara Bölgesi sınırları içinde kalır. Ancak İç Anadolu Bölgesi'nde görülen karasal iklimin etkisi altındadır. Kışları oldukça soğuk ve yağışlı,yazları sıcak ve kuraktır. Yağışlar genellikle kış aylarında ve kar şeklinde olmaktadır. Don ve kırağı olayının fazla olduğu aylar, Ocak ve Şubat'tır. Don ayları Kasım ayı ortalarında başlar Nisan ortalarına kadar devam eder.

Dağlık alanlar genellikle koruluk durumundaki ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda 1000 metreyi aşan bölümlerdeki egemen ağaç türleri karaçam, kayındır. Platolar üzerinde yer yer topluluklar oluşturan karaçamlara karşın daha alçak kesimlerde kızılçam ve meşe türlerine rastlanmaktadır. Yirce dağının 1500 metreyi aşan kesimlerinde köknar türleri ile birlikte ardıç ağaçlarıda yer almaktadır. Alçak ve düz alanlarda otsu bitkiler ile çalılıklar görülür.


Futbol Takımı Bozüyükspor TFF 2.liginde ilçeyi başarılı bir şekilde temsil etmektedir.


Tarihi :Asya ile Avrupa arasında doğal bir köprü görevi gören Anadolu'nun hemen her köşesi bu önemle jeopolitik konumu nedeniyle, ilk çağlardan bu yana hareketli ve zengin bir tarihe sahiptir. İlkçağlardan beri bu bölgede sırasıyla Hititler'in, M.Ö. 1200 yıllarından sonra balkanlardan gelen Frigyalılar'ın bölgeye egemen olduğu şimdiki İçköy, Yaylacık ve Manişar olarak adlandırılan kesimlerde tarihi Mina şehrinin kurulmuş olduğunu antik kalıntılardan anlaşılmaktadır. Bölgedeki yaklaşık 600 yıllık Frig egemenliğine doğudan kafkaslardan gelen Kimmerler son vermişlerdir. Kimmerlerin yaklaşık 1 asırlık egemenliğine de batıdan gelen Lidyalılar son vermiştir.

Bundan sonraki asırlarda sırasıyla bölgeye doğudan gelen Persler ile batıdan gelen Büyük İskender komutasındaki Makedonyalılar egemen olmuştur. İskender imparatorluğu parçalanınca bölgede uzun yıllar bu imparatorluğun parçası olan Bitinyalılar yaşamıştır. Sonraları Roma İmparatorluğu egemenliğine giren bölge M.S. 395 yılından sonra Doğu Roma yani Bizans egemenliğine katılmıştır. Bu yıllarda Bozüyük'ün adının "LAMUNİA" olduğunu bilinmektedir.

600 - 720 yılları arasında bölge, İstanbul'u almak için gelen Arap Emevi kuvvetlerinin geçit yeri olmuştur.

1071 yılında doğudan gelen Selçuklu Türkleri'nin Malazgirt Savaşı sonucu, Bizans İmparatorluğuna yenilgiye uğramasıyla Bozüyük ve çevresi Selçuklu Türkleri'nin egemenliğine geçmiştir.

Bundan sonra da bölge sık sık el değiştirmiştir. Daha ilerki yıllarda (M.S. 11.asır ve daha sonra) haçlı seferlerinde özellikle 1.Haçlı seferinde bölge zaman zaman Hristiyanla Müslümanlar arasında el değiştirmiştir. Bu konudaki en yakın tarihi olay Eskişehir yakınlarındaki 1097 yılında yapılan Haçlı komutanı Godefdoit ile Selçuklu Hükümdarı Kılıçarslan arasındaki Dorylaion savaşıdır.

Selçukluların Anadolu'ya egemen olması ile birlikte Bozüyük Sultanönü uç beyliğinin bir Kariye'si (köy) idi. Selçuklu hükümdarı II. Gıyasettin Mesut'un 1289 taihinde Osman beye gönderdiği 2. menşurunda Eskişehir'den Yenişehir'e kadar olan bölgeyi bir sancak kabul edip Osman beye vermesiyle Bozüyük'te o tarihten itibaren Osmanlı egemenliğine girmiştir.

1525'ten önce bugünkü Bozüyük'ün yerinde Çayköy, Arıklar, İçköy ve Atkaydı köyleri bulunmaktaydı.

Osmanlı devletinde gerek sınırlarda savaşan orduların, gerekse cepheye giden orduların yol boyunca beslenmesini de halka yüklemiştir. Bu amaçla ordunun hareketinde önce izleyeceği askeri yol, kısa bir süre için dinleneceği noktalar belirlenmekte ve bu yerlerde ordunun yiyecek ve yem olarak kullanacağı zaire miktarı saptanarak kadınlardan bunları sağlaması istenmekteydi. Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat seferine çıkacak Kasım Paşa komutasındaki ordusunun Bozüyük'te konaklayacağı haberi gelince, ordunun ihtiyacı olan erzak karşılanır. Kasım Paşa bu yardımlardan çok memnun kalır. "Eğer savaşı kazanıp dönersem bu dört köyün ortasına bir cami yaptıracağım." der. Savaştan zaferle dönen komutan sözünü tutup cami ve külliyeyi (han, hamam, yemekhane, sıbyan mektebi gibi eklentileri) 1525 - 1528 yılları arasında yaptırır. Cami ve külliyenin yapılmasıyla birlikte bu dört köy halkı birer ikişer şimdiki Kasımpaşa Mahallesinin bulunduğu yerde toplanarak bu günkü BOZÜYÜK'ü oluştururlar.

Bozüyük uzun yıllar Sultanönü sancağının Kariyesi durumunda kalmıştır. 93 Harbi diye bilinen 1877 - 1878 Osmanlı - Rus savaşlarından sonra Balkanlardan kaçarak Anadolu'ya göç eden Türklerin büyük bir bölümünün Bozüyük'te yerleşmeleri sağlanınca nüfus artmış, daha sonra bucak ve belediye kurumları kurulmuştur.

Bozüyük'ün bucak durumuna getirilmesinin ilginç bir öyküsü vardır. Rivayete göre Bozüyük'ün ileri gelenleri buranın bucak olması için aralarında anlaşarak İnönü bucak müdürünü kaçırmayı planlarlar. Daha önceden müdürün oturacağı resmi dairesi ve evi hazırlanır. Bir gece geç saatlerde atlı arabalarla İnönü'ye giderek bucak müdürünü kaçırıp Bozüyük'e getirirler. Ertesi gün müdürün kaçırıldığını anlayan İnönü'lüler durumu yetkililere bildirirler. yetkililer bu duruma çok şaşırır. Çünkü böyle bir olay o zamana kadar ne duyulmuş ne de görülmüştür. Bir taraftan da Bozüyük'lülerin bu hareketi çok hoşlarına gider. İnönü'lülere yeni bir bucak müdürü sözü vererek kaçırılan müdürün Bozüyük'te kalmasını sağlarlar. Bu olaya kadar Söğüt kazasının İnönü bucağına bağlı köydü.

Böyle bir yöntemle bucak merkezi olan Bozüyük, önce Söğüt'e bağlandı. 1885 te Ertuğrul livası kurulunca Söğüt'ün bucağı olarak bu livaya bağlandı. 1924'te iller teşkilatının kurulması ile Söğüt'e bağlı bucak olarak Bilecik iline bağlandı. 1926'da İnönü bucağını kapsayacak biçimde, Bilecik'in ilçesi olmuştur. 1963'e kadar Bozüyük'ün bucağı olan İnönü, o yıl Eskişehir'in merkez ilçesine bağlanmış, sonunda 1987'de Eskişehir'in ilçesi olmuştur. 1995 yılında Söğüt'e bağlı Düzdağ, 1997 yılında yine Söğüt'e bağlı Metristepe (Doruk) köyleri Söğüt'e bağlanmıştır.

Kurtuluş savaşında batı cephesinin ilk kuruluş günlerinde (18 Haziran 1920) Bozüyük bir müddet cephe karargahı olmuş ve halkın gösterdiğivatan sevgisi ve fedakarlıkla 1920 Haziranında başlayan ve Bursa'nın düşmesiyle sonuçlanan ilk düşman taarruzunun Eskişehir'e doğru ilerlemesini durdurmakta ordumuz için bir dayanak olmuştur. 1. ve 2. İnönü Savaşlarında, 9 Ocak 1921- 14 Mart 1921, 26 Mart - 1 Nisan 1921 arasında kısa süreli Yunan işgaline uğrayan Bozüyük, 12 Temmuz 1921'de 3. kez Yunan işgaline uğramış, 4 Eylül 1922'de harap bir halde işgalden kurtulmuştur.


Nüfus İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 60863'dir. Bunun 47469'si ilçe merkezinde, 13394'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezi altı mahalleden oluşmaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 2 belde, 44 köy ve 5 mahalleden (Dördü Dodurga'da, biri Cihangazi'de) oluşmaktadır.

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2008 54442 10092 64514
2000 47469 13394 60863
1997
1990 33162 15281 48443
1985
1980
1975
1970
1965
1960
Kaynak:tr.wikipedia.org




Osmanlıkızı
31-07-2008, 12:14
Bilecik - Gölpazarı

Başlangıçta, yerli halk, Urartular, Frigyalılar, Etiler hatta Bizanslılar dönemlerini yaşadıktan sonra Orta Asya'dan gelen Türk boyları ile Osmanlı'nın beylikten İmparatorluğa uzanan tarih yolculuğunda önemli hizmetler vermişlerdir. Bunların başında Osmanlının kuruluşunda hizmetleri geçen Gazi Mihal gelir. Halen Gazi Mihal adı bir ilkokulda ve ilçe hamamında yaşatılmaktadır. İlçede Hava şehitlerinden pilot yüzbaşı Cengiz Topel adına yaptırılan bir ilkokul daha bulunmaktadır.

Çanakkale Savaşlarına birçok gencini gönderen ve şehit veren halk, Kurtuluş Savaşı'nda ise Sakarya Nehrinin aşırı yükselmesi neticesinde düşman işgaline uğramamıştır. Bugün halkın çoğunluğun oluşturan yerlilere "manav" denilmektedir. Bölükbaşılar (Sütçüler),Köseler,Ayazlar,Eyüpağalar,Alapanlar, Keskinağalar, Hacımollalar, Kazımağalar, Kadıoğulları ve Karaşükrüler geçmişten günümüze uzanan başlıca aile lakaplarıdır. Bilecik ilçe merkezine yakın olması ve ekonomik yetersizliklerden dolayı ilçe göç vermektedir. Ekonomik açıdan Sakarya ili'ne bağlıdır.


Nüfus İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 13617'dir. Bunun 7002'si ilçe merkezinde, 6615'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 47 köy ve ? mahalleden oluşmaktadır.




Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007
2000 7002 6615 13617
1997
1990 6119 9111 15230
1985
1980
1975
1970
1965
1960

Osmanlıkızı
31-07-2008, 12:18
Bilecik - Osmaneli

Osmaneli, Güney Marmara'da Bilecik ilinin bir ilçesidir. Kuzeyde Sakarya'nın Pamukova, kuzeydoğuda Sakarya'nın Geyve, güneydoğuda Gölpazarı, güneyde Merkez ilçeyle, batıda Bursa'nın Yenişehir, kuzeybatıda Bursa'nın İznik ilçeleriyle çevrilidir.

30 derece doğu boylam, 40 derece 3 dakika kuzey enleminde olup İstanbul'a 200 km, Bursa'ya 120 km, Adapazarı'na 70 km, Eskişehir'e 120 km uzaklıkta

Geçmişi M.Ö. 1000 (Trak mezarı kalıntısı)kadar uzanan 1308 yılında Osmanlı topraklarına katılmış bir Anadolu ilçesidir.

Osmanelinin yüzölçümü 526 km kare olup ilçe merkezinin nüfusu 12.814'tür. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde bahsettiği üzere ayvası, karpuzu, zeytini birçok tarım ürünü meşhurdur.

Osmanelinin bilinen ilk adı Anadolunun ilk yerleşik halklarından Luwi lerin dilinde yakınından geçen göksu (Gallos) çayından esinlenilerek ilk çağda Mela ya da Gallos olarak anılıyordu.Bu nedenle olsa gerek bilinen ilk adı Melewana dır.(Mela halkının kenti). Helenleşme çağında kentin adı Melagina dönüşmüştür.Daha sonraki dönemlerde LEFKE diye anılmıştır.Lefke eski Helencede Leuikai "Ak Kavaklık" deyişinden almıştır.Sözcük LEFKE diye söyleniyordu.

1308 Yılında feth edilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1913 yılında OSMANELİ adını almıştır. 30 NİSAN 1926 tarihinde BİLECİK ilne bağlı bir ilçe olmuştur.

Osmaneli (lefke) istanbul/ Hicaz demiryolunun geçtiği ilçelerden biridir.Günümüzde adı öne çıkmaya başlayan Osmaneli sivil Osmanlı mimarisi konak örneklerinin günümüze ulaşan örneklerinin restorasyonu ile geçmişi günümüze taşımaya aday ilçelerimizdendir.Ayrıca geriye doğru bakarsak 1926 yılındaki mubadeleye kadar Rumlar ile birlikte yaşanmış ve Rum kültüründen bugüne ulaşan en kalıcı örnek Hacios Georgios (Aya Yorgi) kilise kalıntısıdır.Yine Rum ailelerce işletmecilik bazında ipek imalatını mubadele yıllarına kadar, mubadele sonrası 1970 lere kadar gerek yaş koza üretimi gerekse ipek imalatını tarımsal girdide ilk 3 kalem bazında devam ettiren ender ilçelerimizdendir.


Nüfus [değiştir]İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 21070'dir. Bunun 12814'si ilçe merkezinde, 8256'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 27 köyden oluşmaktadır.

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007
2000 12814 8256 21070
1997
1990 8704 9414 18118
1985
1980
1975
1970
1965
1960

Osmanlıkızı
31-07-2008, 12:22
Bilecik - Pazaryeri ilçesi

Coğrafi Yapısı Pazaryeri ilçesi, Marmara bölgesinin doğusunda yer alan Bilecik ilinin küçük ve şirin bir ilçesidir. Doğusunda Söğüt ve Bozüyük, batısında Bursa'nın İnegöl ilçesi, kuzeyinde Bilecik merkez ilçe, güneyinde Bozüyük ilçesi ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 399 kilometre karedir. İlçe, Marmara Bölgesinde yer almasına rağmen iklimi sert ve karasaldır. Ege ve Batı Karadeniz, ve iç Anadolu Bölgesi iklimlerinin zaman zaman etkilerini gösterdiği geçiş bölgesini oluşturur. İlçenin topografik yapısı engebeli ve dağınıktır. Yayla görünümünde vadiler içinde küçük düzlükler bulunur. İlçe merkezinde, Kireçlik Tepesi 890mt, batısında Ahı Dağı 1110 mt, kuzeyinde Esemen Sırtları (Dokuzöküz Dağları), güneyinde Ahı Dağının devamı Uzunçam, Karateke, Kertalan Sırtları 1000-1500 mt. arasında değişen yüksekliklere sahiptir. İlçenin rakımı 810 mt olup arazi yapısı doğuya doğru alçaktır. İlçe arazisinin tarım alanı olarak kullanılan (12204 ha) bölümleri üç tarafı dağlarla çevrili bir ovadır. Ova içinde kuzey kısmını boydan boya geçen Sorgun Çayı, doğudan geçen Karasu Çayı ve bunları besleyen derelerden sulama olarak faydalanılmaktadır. Bu çaylar ve derelerin üzerine kurulan ve isimlerini kurdukları yerlerin adlarından alan Küçükelmalı, Bozaarmut, Esere, Kamçı, Sorgun, Ovacık, Sarnıç gibi göletlerin tarım arazilerinin sulanmasına ve yöre iklimine olumlu etkileri olmuştur.

Pazaryeri ilçesi arazisinin büyük bir kısmı (%87) ormanlarla kaplıdır.kalan %13 ise gayet verimli arazilerder oluşmaktadır bu araziler %6 lık bölümüne şerbetçi otu denen sarmaşık türü bir bitki olan mayanın hammaddesiolan bu bitki sahiptir kalan %4 lük bölüme buğday %3 ünede sırık fasulye oturak fasulye ekilmektedir


Sosyal Yapısı İlçe Merkezinden ve Köylerinde yerleşim genellikle topludur. Pazaryeri Kültürel faaliyetlerin en yoğun olduğu Marmara Bölgesinden yer almasına ve çok eski bir yerleşim merkezi olmasına rağmen geleneksel Anadolu kasabası görünümündedir. Halkın en önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ancak son yıllarda ilçede mevcut olan organize sanayi bölgesi ile birlikte sanayi yatırımlarının hız kazanması sosyal yaşama olumlu katkılar sağlamaktadır. Ataerkil aile sisteminin gelekeneksel özellikleri yörenin en yaygın yaşam şeklini oluşturur. İlçe merkezinden büyük aile tipi çok az sayıda iken, daha ziyade çekirdek aile denilen Karı-Koca beraberindeki aileler çoğunlukta olup, büyük aileler kırsal kesimde biraz daha fazla görülmektedir. Çağın ilerleyen hayat modeline uygun olarak ilçe merkezi ve kırsal kesimlerdeki giyim de aynı ölçüde çağdaş özellikleri ihtiva etmesine rağmen kadınlar sokak giysisi olarak boyundan ayak bileklerine kadar uzanan siyah pamuklu kumaştan ferace denilen kollu ve bol elbise giymektedir. Yerine göre manto vazifesi gören bu giysi başa örtülen beyaz bir örtü ile tamamlanır. Geleneksel beslenme şekli hala geçerlidir. Beslenmede tahıl ürünleri ilk sırada yer alır. Yöre halkının bir bölümü ekmeğini hala kendi pişirmektedir. Gelişmiş merkezler olan İnegöl'e ve Bozüyük'e yakınlığı ilçenin ekonomik olarak gelişmesini önlemektedir.



Eğitim İlçede okur yazar oranı %98 civarındadır. İlçe merkezinde Anadolu Lisesi, Anadolu Kız Meslek Lisesi, Çok Programlı Lise, ve Sağlık Meslek Lisesi olmak üzere dört adet Lise; Demirköy ve Kınık Köylerinde iki adet İlköğretim okulu taşıma merkezi durumundadır. İlçe merkezinde 1994 yılında eğitime başlayan Dumlupınar Üniversitesi'ne bağlı Meslek Yüksek Okulunda Bilgisayar Programcılığı, Tekstil, Tekstil-Baskı, Kalite Kontrol ve Bilgisayar Uygulamalı Muhasebe (I. ve II. öğretim) bölümleri eğitime devam etmektedir. Halk Eğitim Faaliyetleri ise yılın belli aylarında açılan kusrlarla devam etmektedir.


Nüfus İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 13296'dir. Bunun 6659'si ilçe merkezinde, 6637'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı 24, ? köy ve 6 mahalledenyüzbaşı mahallesi yenimahalle çarşı mahallesi dereboğaz mahallesi doğanlar mahallesi beşikli mahallesi oluşmaktadır.

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007
2000 6659 6637 13296
1997
1990 6410 9702 16112
1985
1980
1975
1970
1965
1960

Osmanlıkızı
31-07-2008, 12:24
Yenipazar, Bilecik

Nüfus İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 4916'dir. Bunun 1369'si ilçe merkezinde, 3547'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezi 4 mahalleden oluşmaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 23 köyden oluşmaktadır. İlçe; kuzeyde ve doğuda Bolu ili'nin Göynük, doğuda Eskişehir ili'nin Sarıcakaya, batısında Gölpazarı, kuzeybatısında Sakarya ili'nın Taraklı, güneyde İnhisar ve Eskişehir'in Mihalgazi ilçeleriyle çevrilidir.

Eski adı Kırka olan ilçe toprakları sırasıyla Hititler, Frigler, Lidyalılar, Perslerden sonra MÖ 336 yılında Büyük İskender'in eline geçmiştir. Helenistik dönemde Bitinya Krallığı'na bağlanan bölge, M. Ö. birinci asırda Pers asıllı fakat Yunanca konuşan Pontus Devleti'nin saldırısıan uğradı. Bitinya'nın son kralı Üçüncü Nikomedes Romalıları yardıma çağırdı. Pontus Krallığı yenildi. Bitinya Kralı Üçüncü Nikomedes ölünce vasiyeti icabı bu yöre Roma İmparatorluğuna katıldı. Daha sonra Bizans İmparatorluğuna bağlanan bölge, 1074 yılında Anadolu Selçukluları tarafından fethedildiyse de bu egemenlik kısa sürdü. 1097 yılında bölge yeniden Bizans'ın eline geçti. Daha sonra İznik Rum İmparatorluğu'na bağlanan bölge, 1323 yılında Osmanoğulları bölgeyi ele geçirdi. 1402 yılında Candaroğullarının eline geçen bölge, 1419 yılında yeniden Osmanlıların eline geçti.

Osmanlı döneminde önce Sultanönü (Eskişehir) sancağına bağlandı. 15. yüzyılın başlarında Anadolu eyaletine bağlı Bursa sancağının Göynük kazasına bağlı bir köydü. Daha sonra Göynük kazası 16. yüzyılın yarısında Bolu sancağına bağlandı. 1694 yılında Bolu sancağı voyvodalığa yani bağımsız kazaya, Göynük te kazalıktan bucaklığa indirildi. Bu durum 1811'e kadar sürdü. 1811'de Bolu bağımsız sancak yani Mutasarraflık oldı. 1864 yılında Bolu sancağı Kastamonu vilayetine bağlandı. Bu dönemde Yenipazar ismini alan Kırka, Bolu Sancağının Göynük Kazasına bağlı köydü.

Kurtuluş savaşından sonra Bilecik'in Söğüt ilçesine bağlanan yöre, 1926 yılında ilçe yapılan Gölpazarı ilçesine bucak olarak bağlanmış, 1988 yılında ilçe olmuştur. Coğrafyasının dağlık ve iş imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle ilçe göç vermektedir.




Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007
2000 1369 3547 4916
1997
1990 1707 4337 6044
1985
1980
1975
1970
1965
1960

Osmanlıkızı
31-07-2008, 12:31
Bilecik - Söğüt

Söğüt, Bilecik ilinin bir ilçesidir. Osmanlı Beyliği'nin ilk başkenti olarak bilinir. 1231 yılında Thebasion adını taşırken Anadolu Selçuklu komutanı Ertuğrul Gazi tarafından İznik Rum İmparatorluğu'ndan alınmıştır ve kendisine Selçuklu hükümdarı II. Mesut tarafından Domaniç ile birlikte verilmiştir. Osmanlı döneminde önce Sultanönü sancağının merkeziyken, sonra merkezin Eskişehir'e taşınmasıyla bu sancağa bağlı bucağa dönüşmüştür. 1648 yılında Anadolu vilayeti Bursa sancağının Lefke (bugün Osmaneli) kazasına bağlı bıcaktı. Daha sonra Anadolu eyaletine bağlı merkezi Bilecik olan Ertuğrul sancağının sınırlarına katıldı. En son Hüdavengidar vilayetine bağlı Ertuğrul sancağına bağlı kazaydı. Kutuluş savaşında 3 kez Yunan işgaline uğramış ve 6 Eylül 1922'de işgalden yanmış bir şekilde kurtulmuştur. İlçeye bağlı Kızılsaray köyünün girişinde, hem Osmanlıca, hem de Rumca yazılar taşıyan bir Yunan karakolu bulunmaktadır ve bu karakol harap haldedir.


Bozüyük 'ün Yeri ve SınırlarıYurdumuzun kuzeybatısında yer alan ilçe kuzeyinde Gölpazarı, kuzeydoğusunda İnhisar ilçesi, güneydoğusunda Eskişehir'in Merkez ilçesi, güneybatıda Bozüyükve batıda Merkez ilçe ile komşudur.

İlçenin yüzölçümü 484 Km2 olup, denizden yüksekliği 665 metredir.





Nüfus İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 20974'dir. Bunun 12644'si ilçe merkezinde, 8330'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezi 5 mahalleden oluşmaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 2 belde, 21 köy ve 7 mahalleden (Çaltı'nın 3, Küre'nin 4) oluşmaktadır.

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007
2000 12644 8330 20974
1997
1990 9470 11562 21032
1985
1980
1975
1970
1965
1960



Resim Mustafa Ulu

Ertuğrul gazi müzesi, Söğüt Bilecik

http://img511.imageshack.us/img511/1086/mustafass5.png (http://imageshack.us)

Dursun Fakı Türbesi

http://img112.imageshack.us/img112/598/turbeso5.png (http://imageshack.us)

Osmanlıkızı
31-07-2008, 12:33
Bilecik - İnhisar


İnhisar 'ın Yeri ve Sınırları Yurdumuzun kuzeybatısında yer alan ilçe kuzeybatısında Gölpazarı, kuzeyinde Yenipazar, kuzeydoğusunda Sarıcakaya, doğusunda Mihalgazi güneydoğuda Eskişehir Merkez İlçe ve güneybatıda Söğüt ilçeleriyle komşudur. İlçenin yüzölçümü 315 km2'dir.


Nüfus [değiştir]İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 6661'dir. Bunun 2318'si ilçe merkezinde, 4343'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezinde 4 mahalle vardır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı;9 köy ve 4 mahalleden oluşmaktadır. Sonradan ilçe olduğundan, asayişi İlçe Jandarma Komutanlığı'nca yürütülmektedir. Fakat 01.04.2008 de ilçeye polis karakolu gelmiştir ve asaşiy karakolca devralınmıştır.İlçeye bağlı tek belde, Tarpak'tır ve 1992'den beri bu statüyü yürütmek de iken cıkan beldeler kanunun ca köy e dönüştürülmüştür.Yerel seçimlerden sonra 9 cu köy ü olacaktır.

Yıllara göre ilçe nüfus verileri
Yıllar Merkez Köyler Toplam
2007
2000 2318 4343 6661
1997
1990 1626 5644 7270
1985
1980
1975
1970
1965
1960