ズ-яєSSα|\/| Kayıt: 15.05.2008
Mesajlar: 2.283 Rep gücü: 66 | İNSANAT BAHÇESİ
Bir şeyler oldu insanlara;
İnsanlığa bir şeyler oldu akıp giden zamanda.
Keşke bir şeyler olacağına bir şeyhler olsaydı diyesi geliyor insanın akrobat misali ip cambazları arasında...
Zaman eskiye dair tüm güzellikleri,duyguları alıp giderken;Kaybedilen insanlığın arkasından kesilmiş bir koyun kellesinin boş boş bakan gözleriyle bakıyoruz...
Günün güncel tüm dertleri kalemimi bütün enerjisiyle tutmaya çalışırken,inatla zorluyorum yazmaya. Yerine getiremediğim sözler,yanılmışlıklar,ödenmesi gerekenler dağ gibi yığınlar arasında, ve tüm bu zamanın getirisi olan olumsuz olurlar insanlığımdan her gün bir şeyler koparmaya çalışırken,lazıma bir türlü yetmeyen getiriler içerisinde çaresiz şükürlerle enerji toparlamaya çalışıp inatla direniyorum...
. Bir şeyler oldu insanlara;
İnsanlığa bir şeyler oldu akıp giden zamanda.
Eskileri özler insanoğlu hep; Çok eskileri özler,eski oldukları için değildir özlemleri. Anılara saygısından,geçmişe tarihe saygısından da değildir özlemleri...
Hani birileri -Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı. demişler ya...
Nur bit pazarına yağmamış fakat nur nur,ışık,ışık aydınlıkmış eski yürekler.
Karanlıklar çökmemiş o eski zamanlarda yüreklerin üzerine,can evleri insan eti kızartılan barbekülere dönmemiş daha insanların....
Kadınlar yarlar,yarenler sevgililer,cananlar beklerdi sefere giden canlarını efendilerini sevdalarını kocalarını aylar boyu, duman duman tüterdi hasret burunlarında,öylesi sevdalardı işte,öylesi sadakatti yüreklerinde var olan...Özleri öz,sözleri sözdü onların...
Onların bekleyişlerine nedenleri yoktu,nedende aramazlardı,onların sevdalarına verilmiş sözleri vardı her şeye rağmen tutacakları...
Onlar er değillerdi ama sözlerinin eriydiler o zaman...Şimdiki erim diyenden erkek,canım diyenden candılar...
Şimdilerde arkasını dönmeye korkar olmuş yarine,yarenine kadınına medeniyim sanan insan! Haksızda değildir korkusunda.Hele ki dön de bir gör anlayamazsın bile arkandan vurulurken...İşin acısı da seni vururken haklıdır her zaman...Dilinde sana söyleyecek bir karış,hatta karış karış sözü hazırdır her an...
Bir şeyler oldu insanlara;
insanlığa bir şeyler oldu akıp giden zamanda...
Keşke bir şeyler olacağına bir şeyhler olsaydı diyesi geliyor insanın akrobat misali ip cambazları arasında...
Eski zamanlarda insanların bir sürü içi boş sözleri kavramları,demokrasileri cumhuriyetleri başı bozuk özgürlükleri,böylesi ağız dolusu tükürük tükürük,salya salya bağırtıları,falanları filanları stepleri aerobikleri yoktu belki... Yalanları dolanları aldatmaları acımasızlıklarına bahaneler buluşları çok ama çok hatta yok denecek kadar azdı... Boş boş sözcükler yerine dolu dolu duyguları,küçük mutlulukları sevdaları aşkları dostlukları arkadaşlıkları daha bir yoğun daha bir insancaydı... Ve insan o zamanlarda içine saklandığı hayvandan çok daha insandı...
Her geçen gün biraz daha fazla maddi varlıkları araçları teknolojileri,çılgınca hobileri bobileri oldu insanın... Her gelen gün,günbegün insanın insanlığından bir harf,insanca duruşundan bir parça,insanlık sıfatından bir damla eritip gitti. O güne kadar var olmayan kavramlarla teknolojik araçlarla tüm bağlantı vidaları para olan,menfaat ve sömürü dişlilerinden oluşan bir değirmene düştü insan...
İnsanın kendi uğraşarak yaptığı bu değirmenle biçer döver karışımı sanal alet,her saniye menfaatten oluşan ezici çarklarını çoğaltarak,öğüten taşlarını her salise büyüterek sapla samanın,taneyle kepeğin ayrıldığı gibi insanı insanlığından ayırdı. İnsanca duygularını daha bir ince,daha bir yoğun,un un öğütüp eleyip söküp alan bir muallak kadere sürükledi acımasız dişlileri arasında..
Bir şeyler oldu insanlara;
insanlığa bir şeyler oldu akıp giden zamanda...
Mutluluk parayla satılır oldu.. Gerçek insanların değil almak ,kiralaması bile imkansız hale getirildi sonunda... Yardımlar iyilikler bile reklam reklam ilan edildiler TV programlarında... Fakirin fakirliği,yokun yokluğu şamar şamar yüzüne vurulur oldu;
Garibanın sırtından çıkarıldı yapılan iyilikler;
Ezilmişliğine birde haber değeri,reklam aracı olmanın ezikliği eklendi. Mahsun yüzünden yediği şamarların kızarıklığı geçmeden yalan oluverdi o çok değer verdiği insanlığı,onuru...
Birbiriyle yarışır oldu fukarayı mazlumu deşifre etmekte TV programları,kendisine kalan tek şey olan onurunu da ezip geçerek şöhretlerine şöhret kattılar reyting reyting oldu gözyaşları...
Acılı gözleri çekim çekim medya oldu,o pırlanta değerindeki göz yaşları tartılıp ederinin çeyreği bile verilmedi.
Hani komşusu açken tok yatan bizden değildi? Hani sağ elinin verdiğinden sol elinin haberi olmayacaktı? Yedi düvele duyuruldu ezginliğin yokluğun hıçkırıkları,bu hıçkırıklardan yüzlerce kişi nemalandı,maaşlar aldı..
Bir şeyler oldu insanlara;
İnsanlığa bir şeyler oldu akıp giden zamanda.
Eski zamanlarda kıyıda köşede doğuda zalim ağalar,batıda ezen sömüren acımasız zenginler vardı. Parmakla sayılır gibiydi bunlar. Şimdilerde her köşe başını tutmuş gibiler ağalar,sömürgeciler,zalimler...Sana yol tarif etse,otobüste yer verse,hatta selam verse seni borçlu çıkarır olmuş..Gücü yeten gücü yetene ağa olmuş paşa olmuş,yediğini kan kusturası zulüm zulüm olmuş caizi tabirse! Ve özellikle caizi tabirse!
Bin bir isim konmuş türettikçe türetilmiş ,insan ezmesine zeytin ezmesi gibi markalar yapıştırılmış,saplar kulplar takılmış ezilmişliğine...un un öğütülürken insanlık, ekonomi denmiş,politika denmiş,faiz denmiş piyasa denmiş,döviz denmiş,borsa denmiş,dendikçe denmiş kahrolası.... Ne denirse densin hep insanlık kaybetmiş ezim ezim ezilerek..
İnsan hakları masalı anlatılırken uykusu kaçar olmuş çocukların,olanlar karşısında cinli perili masallar dinler gibi pört pört olmuş gözleri...
Hep yarışı kaybetmiş insan hakları... Kendi haklar kulvarında hiçbir zaman hayvan haklarını geçememiş...İnsanlık kelaylak kuşu kadar bile korunamamış insanat bahçesinde...
Birileri insanlık öldü mü diye bağırıken,diğeri gülerek daha ölmedi komada can çekişiyor diyebilmiş;Evet komadaymış insanlık tek çaresi olan iman bile tozlu raflara kaldırılmış,kutsal kitapların yerine medyatik söylemlerle yeni kutsal kitaplar yazılmış,kutsalları da bir garip olmuş giden insanlığın...Geçmişte kalsaydı dercesine mişli geçmiş zamana takılır olmuş yazılarım.. Mişlerle keşkelerle avunmaya çalışır olmuş duygularım...Olmuşsa olmuş...Dursun Olduğu yerde kalsın artık, dercesine isyanla...
Bir şeyler oldu insanlara;
insanlığa bir şeyler oldu akıp giden zamanda...
Artık insani duygularla mücadele edemiyor,yarına güzel hayaller kuramıyor,dürüstlük ve samimiyetini bir yerlerde düşürmüş,yitirmiş insanlık...Kendini kurtarma güdüsüyle materyalizm denizinde tüm yolcuları boğmak pahasına gemisini kurtaran kaptan olmuş...
Gemiyi ilk terk eden fareler bile kurtulamayıp bu bencillikten ,hayvanlıklarından utanmışlar boğulurken ...
İnsanlığa uzak kalması gereken tüm hayvani duygularla sarmaş dolaş olup hayvanilik virüsüne teslim olmuş insanoğlu.
İnsanlıktan uzak tüm hayvani duygularla güne başlarken,gününü yalnızca ettiği maddi karların hesabıyla bitirir olmuş,vahşi hayvanın o günkü avının kemiklerini sıyırırcasına şekli insanı andıran hayvansı yaratık...Materyalizmin ihtiyaçlar ve yokluk zindanlarında hapsedilen soyu tükenmeye yüz tutmuş insan ise insanlığından utanır olmuş.
Bir şeyler oldu insanlara;
İnsanlığa bir şeyler oldu akıp giden zamanda...
Zaman eskiye dair tüm güzellikleri,duyguları alıp giderken,kaybedilen insanlığın arkasından kesilmiş bir koyun kellesinin boş boş bakan gözleriyle bakıyoruz...
Bize kalansa geçmişle kaçıp gidenden,çok bilen çok yanılan çok yanıltan teknolojik insansı yaratık...
İnsanlık yalan olsa da biz soyu tükenmeye yüz tutmuş kelaylak kuşları gibi bu zıtlıkları görerek bir yerlerde hep var olacağız....
Her gün her saniye bir yerlerde sayısız canlı doğacak,bunlardan bir bölümü bütün olumsuzluklara baskılara acımasızlıklara materyalizme ve tüm baskıcı izmler topluluğuna rağmen insan olarak kalacaklar...Gelecek o insan doğup insan kalabilen bebeklerin geleceği olacak...
İnsanlık yalanda olsa
Bu insanat bahçesinde devasa yürekleri duygularına sığmayan insanlar her zaman var olacak.
qulahmet
Konu KuLAhmet tarafından (16-05-2008 Saat 04:07 ) değiştirilmiştir.
|