| Ynt: Bu kadar Basitti!!.. Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte.
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık,
ipi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine..
Ardında dünyalar, ışıyan camlar dururken
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık..
Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. Parmaklarını sözüne pınar edememek.
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun..
Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması.
Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme, yalnızca gölge vermesi ağaçların.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya, başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş.
İki adımından birisi insanın. Şimdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını |