Mışıl mışıl uyuyorsun şu anda yatağında, varlık algıma anlam katarak... Düşüncesi beni doldurunca burnumun direğini sızlatan canım kızım...
Bir duygu yaladı beni, sen yoktun daha. Sen düşünceme delice girmiştin; ben mi seni çağırıyordum, sen mi gelmek istiyordun bak işte onu bilmiyorum. Sen hayatıma böyle büyük bir çekilimle girdin işte, olmazlığı bağıran koşullara rağmen. Ama koşullar ne olursa olsun ben başederim sanmıştım, büyüklenmiştim... Senin zamanındı artık, sen gelmeliydin küçüğüm...
Bir sıkıntı yaladı beni, sen küçüktün daha. Yürümüyordu evliliğim. Uzar ve bana, bize zaman tanır sanıyordum, aslında umuyordum... Olmadı, felâket plânı devreye girdi. Yalnız kaldık sen ve ben. Yalnızlığımız aslında güzeldi. Ne ki sen değildin sâdece küçük olan küçüğüm...
Bir korku yaladı beni, sen büyüyordun. Bir başına ve geleceğini göremeyen benim ellerimde. Ben seni büyütecek kadar büyük olmadığımdan şüpheye düştüm. Haklıydım da bu şüphede bebeğim, korkularıma teslim olmayacak kadar büyüyememiştim henüz...
Sen büyüyordun, bense kendimi büyütmekle sanki daha çok meşgûldüm... Her zaman seninleydim güya ama ruhum o ormanda senin değil, var olduğunu sandığım olmayanların elini tutmak istiyordu ısrarla... Ben belki senin kadar küçüktüm. Korkumu o zaman itirâf edememiştim...
Yürüdük ormanın içinde seninle, benim açtığım nâfile yollarda tökezleyip yaralar alarak... Kaybederek yürüdük bir taraftan kazanırken. Sen olanca çocukluğunun içinde, sâdece çocuk ve sâdece kendin olarak, bana bildiğim en doğru ve en gerçek ayna oldun bu yolda...
Ve bir sabah, ben gözümü sâdece sana açtım...
Sen uyuyorsun şu anda, bal rengi ipek saçlarını yastığa sermiş... Egomun haykırışı, sancılarım, umutlarım, yüreğimin en ince noktası, "değer"i iliklerime dek içime sokma vesîlesi olarak, olanca mâsumluğunla ve dünyanın mutlak en sonuncu hârikası şeklinde... uyuyorsun... Annen ise büyüyor seninle berâber... Ormanda hep elini tutmaya ve fâniliği elverdikçe aslâ bırakmamaya hazır artık. Sen huzurla uyuyorsun şimdi gözümün bebeği... Bense bu huzurunun huzurundayım...
alıntı...