Tekil Mesaj gösterimi
Alt 30-06-2006, 22:39   #746 (permalink)
berna_huner
Hırslı 2de1'ci
 
berna_huner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 20
Mesajlar: 634
Rep gücü: 15


korkulu bir yolculuk


Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasandi.

Olay Alfred Hitchcock'un meshur korku filmlerini bile çok gerilerde

birakacak kadar tüyler ürpertici. Gece bindiginiz otomobilde

direksiyonda

Kimse yoksa ne yapardiniz?



Kendisi Bünyanli olmayan, politikayla ugrasmis ve halen Kayseri'de yasayan

isadami, 22 subat 2005 tarihinde Bünyan sinirinda, Kayseri Malatya kara

yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.



Lokantaya Oturur ve orada kalabalik toplulukla birlikte bir ufak

raki içer.

Yürüyüs mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çikar.

Ancak disarisi hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipi

firtinasi

baslamistir. Benzin istasyonuna yaklasik 300 metre mesafedeki,

Bünyan'a

dönüs yolu kenarina varir.





Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir. Firtina daha

da siddetlenir. Adam bir-kaç adim ötesini bile görememektedir.

Gelip-geçen

bir araba da yoktur. Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet gibi

yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farini farkeder. Arabanin,tam önünde

yavaslamasiyla birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner.

Kapiyi

kapatir, araba yeniden hareket eder.



Içeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Arabada kimse

olmadigi

gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden panige kapilir. Korkuyla,

hemen

arabadan atlayip, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba

hizlanmis,hem de korku ile dizleri baglanmis, hareket edemez hale gelmistir.



Araba keskin bir viraja dogru yaklasir. Adam dua etmeye baslar. Tüm

günahlari için tövbe eder. Arabayi durdurmasi için Allaha yalvarir. Tam bu

esnada, pencereden bir el uzanir ve direksiyonu kivirarak sert

virajdan

arabanin dogru yola dönmesini saglar. Her tehlikeli dönemece

yaklastikça, Allah'a yalvaris ve yakarisi artar ve her seferinde de bir el

disaridan uzanip, direksiyonu çevirir.

Adam Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarini kimildatir.

"Ya Allah koru beni..." deyip, kapiyi açmasiyla birlikte, kendisini

arabadan disari firlatir. Bir kaç takla attiktan sonra, sarampolde

kendisine gelir.

Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulasir ve bir

kahvehaneye girer. Üstübasi islak ve sok haldedir. Kendisini

taniyanlar

hemence sobanin basina alirlar.

Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelir, sesi titreyerek,

basina gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir. Olayi

dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kisinin akli basinda ve

toplumsal sorumluluk tasiyan bir pozisyonda oldugunu

bildiklerinden,herkeste derin bir sessizlik olusur.



Yaklasik yarim saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki kisi

girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada,

gelenlerden

birisi, digerine sunlari söyler :



-Ahmet baksana, su sobanin basinda oturan geri zekali, bizim araba yolda

kalinca, biz arabayi iterken,arabaya binip-inen öküz degil mi ?
berna_huner Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla