Tekil Mesaj gösterimi
Alt 02-03-2008, 19:05   #6 (permalink)
goldengirl
Bölüm Moderatörü
 
goldengirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ღBad-ı sabahღ
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 4.557
Rep gücü: 75


Ateşin Sualler ve Medeniyeti(n)mizin Değişmez Kıblesi
Osmanlı Medeniyeti’nin varisi hüviyetiyle, burada zikrettiğimiz mümeyyiz vasıfların ve övgülerin bugün ne kadarını hak ediyor ve kendimize yakıştırıyoruz? Müslüman Türklüğün dokusu mesâbesindeki insanî haslet ve meziyetlerin, toplumsal barış ve dayanışmanın bugün neresindeyiz? Osmanlı devrinde ülkemiz bir saâdet cenneti iken, şimdilerde nasıl oldu da kaostan yakasını sıyıramayan, yaşamanın bedelinin ağır olduğu bir duruma düştü? Bir zamanlar âleme medeniyet, insanlık ve barış taşırken, hâlihazırda bizim muhtaç vaziyete sürüklenmemiz çok hazin değil mi? Medeniyet kurucusu olan bir ceddin torunları olarak Batı’yı taklit etme kolaycılığından/bayağılığından kurtulmanın ve “Altın Çağ’da saklı Yitik Medeniyeti” keşfedip kadrini bilmenin henüz vakti gelmedi mi? Terakkî edip çağ atlamanın yolu orijinal bir medeniyet tesis etmekten geçiyorsa; o halde ruh ve mânâ köklerimizi tahrip eden yabancı anlayışlara daha ne kadar izin vereceğiz ve kültür atlasımız üzerine kendi düşünce tarzımızı, inanç sistemimizi ve hayat felsefemizi işlemeye hangi vakit başlayacağız?
Bütün zamanlarda olduğu gibi şimdiden sonra da, kendi değerlerimize, kültür ve medeniyetimize yaslanmak kaydıyla, medeniyet yolunda terakkî ederek ilerlemek ve bir büyük medeniyetin mirasçısı olarak aslî misyonumuza ve mevkiimize tekrar erişmek yeni kızıl elmamız olmalıdır. Japonların, kalkınma aşamasında çokça faydalandıkları İngiliz filozof Herbert Spencer’in şu tavsiyelerini bizim de rehber edinmemiz gerekiyor: “Amerikalıları ve Avrupalıları kendinizden uzak tutun, onlara size kanca takacak tutamaklar vermemeye çalışın ve sivil ve askerî etkilerinden olabildiğince kaçının.” Amerikalı Profesör Rafii’nin şu muazzam sözlerini de mütemâdiyen kulağımıza küpe edinmeliyiz: “Siz tarihte defalarca başarı kazanmış bir milletsiniz. Bize veya başkalarına imrenmek neyinize? İlerlemek istiyorsanız, muvaffak olduğunuz asırlarda hangi meziyetlerinizle, hangi usul ve teşkilatlarınızla kazandınız bunları araştırınız; bulduklarınızı modernize ediniz. Kendi millî ve denenmiş temelleriniz üzerinde yükseliniz.” Avusturyalı ünlü siyasetçi Metternich’in (1773-1859) -devrin padişahına yaptığı- çok daha muhteşem olan dostâne tavsiyelerini de başlıca ödev konusu yapmalıyız: “Devletinizi günden güne zayıflatan sebeplerin başında Avrupalılaşma çabalarınız geliyor. Hükümetinizi dinî kanunlarınıza saygı esası üzerine kurun. Zamana uyun, çağın ihtiyaçlarını dikkate alın. İdarenizi düzene sokun, ıslah edin, ama yerine size hiç de uymayacak kurumları koymak için eskilerini yıkmayın. Avrupa’nın kanunları, Doğu’nun örf ve âdetlerine zıttır; temeli Hıristiyanlıktır. İthal ıslahattan kaçının; bu, Müslüman memleketlerini ancak felâkete sürükler.”
Netice itibariyle, “Tarihin Sonu” ve “Medeniyetler Çatışması” türü kıyamet senaryoları üreten Batı medeniyetinin, evrensel barışı tesis etme kabiliyetinden mahrum olduğu, bunalımlar üretmeye daha yatkın özellikler taşıdığı; Sovyetlerde komünist rejimin çökmesinden (1992) ve 11 Eylül (2001) hâdisesinden bu yana cereyan eden gelişmelerle iyice anlaşılmıştır. Dünya barış ve istikrarını temin etmesi, insanlığın aradığı huzur ve refahı sağlaması açısından, İslâmî esaslar üzerinde yükselen “Osmanlı Medeniyet Modeli”, hâlen yegâne alternatif ve şans olarak günümüz toplum ve devletlerine hayat va’detmektedir.
Kaynakça:
İlber Ortaylı, Osmanlı Barışı, İstanbul 2004; Halil İnalcık, The Ottoman Empire, London 1973; Osman Turan, Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi, İstanbul 1980; Türk Kültür ve Medeniyeti, C.1, A.Ü.Türk Kül. Araş. Ens. Yay., Ankara 1956; Mehmed Niyazi, Medeniyet Ülkesini Arıyor, İstanbul 1991; İ. Hami Danişmend, Garb Menbalarına Göre Eski Türk Seciye ve Ahlâkı, İstanbul 1982; Ah. Djevad, Yabancılara Göre Eski Türkler, İstanbul, 1978; M. Turhan Tan, Tarihte Türkler İçin Söylenen Büyük Sözler, İstanbul 1936; İsmail Parlatır, Yabancıların Gözüyle Türkler ve Türkiye, İstanbul 1993; Mehmet Mazak, Osmanlıda Çevre ve Sokak Temizliği, İstanbul 2001; Ahmet Tabakoğlu ve Diğerleri, İstanbul’da Sosyal Hayat 1-2, İstanbul 1997-1998; İstanbul Vakıf Tarihi 1, İstanbul 1998; Mustafa Armağan, Osmanlı: İnsanlığın Son Adası, İstanbul 2004; İsmail Çolak, Doğu-Batı Kavşağında Osmanlı, İstanbul 2004; Modern Zamanlarda Osmanlı’yı Aramak, 2. Baskı, İstanbul 2005, Lamure Yay; Osmanlı’nın Gizli Tarihi, İstanbul 2007, Nesil Yay.
goldengirl Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla