
Bir evin penceresi vardı,şimdi ise o evin penceresini hatırladım. Her şeyimi verebiliyordu bana insanlığı,hayalleri,beklemeyi öğretiyordu bana. Sesiz bakışlar küskün konuşmayan dudaklar hiç kimse engel olamıyor saniye dakikalara. Orda görmüştüm ben seni her sabah her akşam evden çıkıp girmeni izliyordum sevinç veren gözlerimle. Bana kimse sevgiyi öğretmezken sen bana anlamı olmayan bir ısıcaklık. Korkuyordum bu korkum beni fark etmiş olsan gerek sende görüyordun küçük bir tebessümle ya eve girerdin yada işinin yolunu tutardın. Penceremin önünde aşk merdiveniyle,gelincik vardı onları büyütüyordum ama sana bakmaya engel olamadığım gibi bülbülden de engel koyamıyordum. Her saat başı pencereden bakar seni beklerdim kış olduğun da buğulu camlara yazı yazar seni geldiğini görüp siler sana bakardım. Kimseyle konuşmayan bir halim vardı hayata,insanlığa küsmüştüm ben daha gencecik yaşımda yatağa bağlı yapana küstüm ben. Bütün bu küskünlüğüm seni bir bakışın ortadan kaldırıyordu. Ama gel gör ki sana bir adım bile atamıyordum. Tanımı yapılmayan bir duygu seni bekliyor senin bakışını özlüyordum. Hala o ısıcaklık var ve yıllar geçeli çok oldu. Oradan taşınmamız seni bir daha görmeme engel oldu. Yinede bana öğrettiğin bir şey vardı HAYATA KÜSKÜN DURMAMAK!!!!!!!