Tevekkeltü Alallah..! Kayıt: 03.08.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.899 Rep gücü: 24 | İli : ÇANAKKALE Adı : GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1973 Alanı : 33.000 ha. Konumu : Marmara Bölgesi’nin batısında, Çanakkale ili Eceabat ilçesindedir. Ulaşım : Çanakkale’den feribot ve motorla ulaşılır. Kaynak Değerleri : Osmanlı İmparatorluğu’nu saf dışı etmek ve Rusya’ya yardım amacı ile İstanbul’a ulaşmak isteyen İtilaf Devletleri, güçlü donanmalarına güvenerek Gelibolu Yarımadası üzerinden saldırıya geçmişlerdi. Burada Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in önderliğinde Türk Milleti’nin güçlü, insanüstü direnmesi ile karşılaştılar. 250.000’i aşan Türk şehidinin kanları üzerinde yükselen anıtlar ve yine 250.000’i aşkın İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinin kemiklerinin gömülü olduğu alanları içine alan milli park, bütün dünyaya barışın değerini anlatmaktadır. Görünecek Yerler : Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Kabatepe Tanıtma Merkezi ve Müzesi, Kanlı Sırt, Conkbayırı’ndaki yazıtlar, anıtlar ve Atatürk’ün saatinin parçalandığı yer, Conkbayırı’nda İngiliz ve Yeni Zelanda anıt ve mezarlıkları, Mehmet Çavuş Anıtı, tamamı şehit olan 57. Alay Şehitliği, Anzak Koyu Anıtı ve mezarlıkları, Seddülbahirdeki Çanakkale Şehitleri Anıtı ve müzesi, Yahya Çavuş Anıtı, İngiliz Helles Anıtı, Alçıtepe köyündeki özel müze, Kilitbahir Kalesi ve müzesi, siperler, savaş kalıntıları, Seyit Onbaşı Anıtı ve Bigalı köyündeki Atatürk Evi görülebilir. Mevcut Hizmetler : Saha içerisindeki Kabatepe mevkiinde günübirlik piknik yapmak mümkündür. Çadırlı kamp ve denizden faydalanma imkanı da bulunmaktadır. Ziyaretçilere günübirlik kullanım alanı olarak planlanmış sahada kır gazinosu, büfe gibi hizmetler de sunulmaktadır. Konaklama : Kabatepe kamp ve günübirlik kullanım alanında çadır ve karavanla konaklama imkanı mevcuttur. Eceabat ilçe merkezinde oteller, Seddülbahir köyünde motel ve pansiyon bulunur. İli : ÇANAKKALE Adı : TRUVA TARİHİ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1996 Alanı : 13.350 ha. Konumu : Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırları içerisinde Çanakkale Boğazı’nın girişinde yer almaktadır. Ulaşım : Çanakkale-İzmir devlet karayolunun 28 km.’sinden sapıldıktan sonra 5 km içeridedir. Kaynak Değerleri : Sahanın ana kaynak değerlerini; Troya’lılar ile Aka’ların (Yunanlılar) 10 yıl süren harplerindeki kahraman savaşçıların, efsanevi hikayeleri ile asırlar boyunca uluslararası bir üne sahip olan büyük ozan Homeros’un epik eserleri İliada ve Odysseia ile ölümsüzleşen Troya kenti oluşturmaktadır. Arkeologlar, İliada’da hikaye edilen Troya’nın üç bin yıllık tarihi süresince yayılım gösteren dokuz antik medeniyet katından sadece birinin kapsamından geçtiğini tanımlamışlardır. Bu kat Homeros’un dünyaca bilinen ve tanınan Troya’sıdır. Troya tarihi ve onunla ilgili özellikler, Troas Bölgesi’nin, yani Edremit Körfezi’nin kuzeyinden Marmara Denizi’nin güney kıyılarına kadar olan bölgeyi kaplamaktadır. Milli parkın ve çevresinin tabiat tarihi ile ilgili en önemli özelliği, jeolojik özelliğidir. Troya ve çevresinde genel olarak jeolojik yapıyı, geniş alanlar kaplayan neojen formasyonlar meydana getirir. Çanakkale Boğazı ve Ege kıyıları uygun plaj olanakları ile rekreasyonel değer taşımaktadır. Görünecek Yerler : Öncelikli olarak görülmesi gereken yerlerin başında Troya antik şehri (ören yeri) gelmektedir. Ayrıca Çanakkale Boğazı, kıyılarında sunduğu görsel peyzaj değerleri ile ziyaretçilerin rekreatif ihtiyaçlarını karşılayacak düzeydedir. Mevcut Hizmetler : Konaklama : Milli park sahası içerisinde konaklama imkanı olmayıp, milli parkın yakınında yer alan Çanakkale ili, Ezine ilçesinde ziyaretçiler konaklama yapabilirler. İli : ÇORUM Adı : BOĞAZKÖY-ALACAHÖYÜK MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1988 Alanı : 2.634 ha. Konumu : İç Anadolu Bölgesi’nde, Çorum ili Boğazkale ilçesindedir. Ulaşım : Milli parka, Ankara-Samsun karayolu ve Sungurlu’dan 26 km’lik karayolu ile ulaşılır. Kaynak Değerleri : Milli parkın ana kaynak değeri, kültürel (arkeolojik) değerlerdir. Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden Hititler’e başkentlik yapmış olan Boğazköy (Hattuşaş) kentine ait kalıntılar bulunmaktadır. Boğazköy’de (Hattuşaş) bulunan başlıca tarihi eserleri; şehir surları, aslanlı kapı, yer kapı, 33 metre uzunluğunda kiklopien taş işçiliği tarzında yapılmış olan potern, Boğazkale’de bulunan arşiv binası ve mabetler oluşturmaktadır. Boğazköy’de (Hattuşaş) Hitit İmparatorluğu çağına ait çok sayıda kil tablet (çivi yazılı) bulunmuştur. Hititler’in başkenti Hattuşaş’ın (Boğazköy) 2 km kuzeydoğusunda Yazılıkaya adı ile bilinen bir açık hava mabedi bulunmaktadır. Burada kaya üzerinde on iki tanrı tasviri yer almaktadır. Saha, doğal değer açısından; insan eliyle Anadolu Platosu’nun flora ve faunasına yapılan tahribatı göstermesi sebebiyle örnek bir görünüm sunar. Orman örtüsünün, yerini antropojen step araziye bırakması sonucu fauna değişmiştir. Genel olarak saha, çiftlik ve otlatma için kullanılan hemen hemen ağaçsız bir step görüntüsü kazanmıştır. Görünecek Yerler : Hitit uygarlığının merkezi Boğazköy’ün (Hattuşaş) kalıntıları, surlar, kapılar ve tünel , Boğazkale’deki saray arşivi binası ve mabetleri ile Anadolu’da bilinen ilk Panteon olan Yazılıkaya’daki Hititler’in kralı, kraliçe, tanrı ve tanrıça rölyefleri milli park alanında ziyaretçilerin görmesi gerekli yerlerdir. Mevcut Hizmetler : Milli parkın yoğun ziyaretçi dönemi Mayıs-Ekim ayları arasındadır. Konaklama : Konaklama ihtiyacı Boğazkale ve Sungurlu’dan karşılanabilir İli : DENİZLİ Adı : HONAZ DAĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1995 Alanı : 9.616 ha. Konumu : Denizli ili, Honaz ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Afyon-Denizli ve Afyon-İzmir devlet karayolu ile ulaşılmaktadır. Kaynak Değerleri : Milli parkın ana kaynak değerlerini, Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı olan (2528 m) Honaz Dağı bünyesindeki kaynaklar oluşturmaktadır. Ege Bölgesi’nde Pleistosen döneminde Periglasiyal ortam şartlarının hüküm sürdüğü az sayıdaki yerlerden birisi de Honaz Dağı’dır. Dağ üzerinde birçok Periglasiyal koşulları karakterize eden jeomorfolojik şekil bulunmaktadır. Ana şekil grubu olarak ise; yöre horst biçiminde uzanmaktadır. Düşey yönleri tektonik ve faylanmalar sonucu Honaz Dağı oldukça dik bir görünüm kazanmıştır. Yörenin genel litolojik yapısı gnays ve mikaşistlerden meydana gelir. Ayrıca yer yer kristalize kireçtaşlarına da rastlanılmaktadır. Yoğun bitki örtüsüne sahip Honaz Dağı üzerinde alt floraya ait endemik türler bulunmaktadır. Alpin floraya ait türler ise dağın üst zonlarında yer almaktadır. Orman formasyonu içerisinde kızılçam (Pinus brutia), karaçam (Pinus nigra) ve ardıç hakim türlerdir. Yaban hayatı açısından da zenginlik içeren sahada özellikle dağ keçisi yoğun olarak bulunmaktadır. Ayrıca yaban domuzu, tavşan, tilki, porsuk, sansar vb. türler de görülmektedir. Honaz Dağı, gerek topoğrafik özellikleri ve uygun eğim koşulları, gerekse kar yağışının yeterli düzeyde olması nedeniyle ülkemizin kayak potansiyeli yüksek alanlarından birisidir. Yöre; arkeolojik kaynak değerleri açısından da zenginliğe sahiptir. Özellikle Colossea antik kentinde birçok kaya mezarı bulunmaktadır. Sahada yapılacak arkeolojik araştırmalarla bu zenginliğin daha da artacağı beklenmektedir. Görünecek Yerler : Honaz Dağı, bitki zenginliği ve peyzaj güzelliklerini ziyaretçileri ile paylaşır. Colossea antik kent sahası da arkeolojik zenginliğini ziyaretçilere sunmaktadır. Mevcut Hizmetler : Honaz ilçesi yakınlarında İzmir yolundaki Cankurtaran günübirlik kullanım alanı ziyaretçilere hizmet vermektedir. Konaklama : Honaz ile Denizli konaklama için uygun yerleşimlerdir. İli : EDİRNE Adı : GALA GÖLÜ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2005 Alanı : 6.090 ha. Konumu : Marmara bölgesinde, Edirne ili, Enez ve İpsala ilçesi sınırları içerisindedir. Ulaşım : Milli park Edirne İli, Enez ve İpsala ilçeleri sınırları içerisinde yer almakta olup Enez’e 10 km, İpsala’ya 22 km mesafededir. Kaynak Değerleri : Marmara bölgesinde, Edirne İli, Enez ve İpsala ilçeleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Meriç deltasının önemli bir kısmını oluşturan küçük Gala Gölü ve Pamuklu Gölünü kapsayan 2369 ha lık alan 1991 tarihinde TKA olarak ilan edilmiştir. Tabiatı Koruma Alanı içerisinde 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile çelişen bazı uygulamaları önlemek ve alanın sağlıklı biçimde yönetilmesini sağlamak amacıyla sınır genişletme ve statü değişikliği çalışmalarına başlanmış olup alan 05.03.2005 tarihinde MP ilan edilmiştir. Sulak Saha, göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi, 130 kuş türünün varlığı, nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri, özellikle tepeli pelikan ( Pelecanus crispus) çeltikçi (Plegads falcinellus) ve küçük karabatak (( Phalac rocorox pygmeus) gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. İli : ERZURUM Adı : SARIKAMIŞ-ALLAHUEKBER DAĞLARI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2004 Alanı : 22.980 ha Konumu : Kars ve Erzurum illeri sınırları arasında yer almaktadır. Ulaşım : Kars İli, Sarıkamış ilçesi karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir. Kaynak Değerleri : Sarıkamış’taki Tarihi Milli Park alanının iki kaynak değeri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Sarıçam ağaç türünün bu bölgede en yüksek rakımda yayılış göstererek optimal kuruluşta saf sarıçam meşcereleri oluşturması, ikincisi ise Allahuekber Dağlarında 1914 – 1915 yıllarında Sarıkamış Harekatı olarak bilinen harekatta yaklaşık 90 bin Türk Askerinin donarak öldüğü Şehitlik abidelerinin bulunmasıdır. İkinci kaynak değeri de alanın doğal kaynak değerleridir. Ülkemizde 2100 – 2200 metre yüksekliklerden sonra başlayan doğal olarak ağaç bulunmayan yüksek dağ basamağında (alpin zon) çayır otları ve bazı ardıç türlerinden oluşan kısa boylu bitki türleri yetişmektedir. Milli Park olması teklif edilen Sarıkamış Ormanlarını oluşturan Sarıçam bu bölgede optimum yayılıştadır yani Alpin zonda en iyi gelişime sahiptir. Kaynak değerlerinden birini oluşturan ormanlık alanlar saf sarıçam meşceresi ve çam türlerinin arasında çok az miktarda titrek kavak ve adi ardıç türlerinden oluşmaktadır. Alanın yaban hayatı da oldukça zengindir. Sarıkamış Ormanları ile Allahuekber Dağlarını kapsayan 22980 hektar büyüklüğündeki alan 19/11/2004 tarih ve 25618 sayılı resmi gazete de yayınlanarak Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. Görünecek Yerler : Mevcut Hizmetler : Konaklama : Sarıkamış İlçesinde yer alan tesisler kullanılabilir. İli : IĞDIR Adı : AĞRI DAĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2004 Alanı : 87.380 ha. Konumu : Ağrı ve Iğdır ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Doğubeyazıt – Gürbulak ilçesi devlet karayolu ve Iğdır İli Nahçıvan sınır kapısı arasındaki devlet karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir. Kaynak Değerleri : 2002 yılının uluslararası düzeyde “Dağlar Yılı” olarak kutlanması ve Türkiye’nin kutlama etkinlikleri çerçevesinde önemli bir dağı milli park statüsüne kavuşturma taahhüdü bulunması nedeniyle Ağrı Dağının öncelikle milli park ilan edilmesine yönelik çalışmalar 2002 yılı aralık ayında başlatılmıştır. 2003 yılı itibariyle 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu gereği ilgili Bakanlıkların görüşüne sunulan öneri alana başlangıçta Milli Savunma Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olumsuz görüş vermişlerdir. Ancak adı geçen Bakanlık yetkilileri ile 2003 ve 2004 yıllarında karşılıklı görüşülerek mutabakata varılmış ve 2004 yılı Ekim ayında Milli Park teklifi Bakanlar Kurulu’na sunulmuş ve 17 Kasım 2004 tarih ve 25643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak Milli Park ilan edilmiştir. Ağrı Dağı Milli Parkı Büyük ve Küçük Ağrı Dağları, Meteor Çukuru ve Nuh’un gemisinin bulunduğu alanlar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Ağrı ve Iğdır illeri sınırları içerisinde kalan Milli Parkın toplam alanı 87380 ha’dır. Ağrı Dağı, 5137 m yüksekliği ile ülkemizin ve Avrupa’nın en yüksek noktası olması yanında zirvesinde de ülkemizin en büyük buzulu bulunmaktadır. Ağrı Dağının bulunduğu coğrafyada paleolitik çağdan günümüze dek birçok medeniyet yaşamıştır. Hurriler, Urartular, Kutlar, Hun’lar, Araplar, Selçuklu’lar, İlhanlı’lar, Harzemşahlar, Timuroğulları, Safaviler, Çıldıroğulları, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve sonrasında 1514’de Çaldıran zaferi ile Osmanlılar yerleşmiştir. Ayrıca insanlık tarihinde Ağrı Dağı, Nuh’un gemisinin tufandan sonra indiği yer olarak bilinmektedir. Dünyada Alaska’daki meteor çukurundan sonra ikinci büyük göktaşı çukuru da milli park sınırları içerisindedir. Flora ve fauna bakımından da oldukça zengin olan alandaki önemli türler şu şekildedir. Flora : Ardıç, Andıç, Gürgen, Huş, Kafkas Üçgülü, Kırmızı Üçgül, Aküçgül, Yabani Fiğ, Yabani Yonca, Kılçıksız Brom, Tilki Kuyruğu, Koyun yumağı, Yabani Arpa, Yabani Buğday, Yabani Çavdar. Fauna : Ur Keklik, Kaya Kekliği, Çil Keklik, Yaban Koyunu, Çengel boynuzlu Dağ Keçisi, Tilki, Kurt, Tavşan, Vaşak, Yaban Domuzu, Akbaba, Kartal, Şahin, Doğan, Engerek Yılanı, Alabalık, Sazan bulunmaktadır. Ayrıca yakın bir zamanda Anadolu Parsı’nın görüldüğü söylenmektedir. İli : ISPARTA Adı : KIZILDAĞ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1969 Alanı : 59.400 ha. Konumu : Akdeniz Bölgesi’nde Isparta ili, Şarkikaraağaç ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Şarkikaraağaç’ a 5 km, Isparta’ya 120 km mesafededir. Kaynak Değerleri : Akdeniz Bölgesi orman kuşağından, İç Anadolu step bölgesine geçiş zonunda yer alan milli park, ilgi çekici morfolojik özelliklere sahiptir. Milli parkın üzerinde yer aldığı Kızıldağ ile Beyşehir Gölü’nün kuzey kıyıları arasında uzanan dalgalı arazi üzerinde genellikle erozyonla aşınmış yer şekilleri görülmektedir. Alanın jeolojik yapısını, kalker kayaçlarından oluşan formasyonlar meydana getirir. Yenişarbademli'de bulunan Pınargözü Mağarası dünya literatürüne girmiş ender mağaralardan birisidir. Milli parkın bitki örtüsünü kızılçam, karaçam, ardıç, sedir ormanları ve bozuk maki toplulukları meydana getirir. Bu ormanlar botanik özellikleri kadar, Şarkikaraağaç ve yakın çevresinin rekreasyonel ihtiyaçlarının karşılanması ile de önem taşımaktadır. Kızıldağ ormanlarının bol oksijen üretmesi nedeniyle milli parkın temiz havası solunum yolları rahatsızlığı bulunanlar için bir sağlık kaynağı olmaktadır. Ayrıca amatör dağcılar, 1840 m yükseklikteki Büyüksivri Tepe’ye tırmanarak dağ sporu yapabilirler. Görünecek Yerler : Kızıldağ Milli Parkı; sedir ormanları ve maki topluluklarının oluşturduğu flora çeşitliliğinin sergilendiği, Beyşehir Gölü’nün kuşbakışı gözlenebildiği doğal peyzaj çeşitliliğine sahip bir sahadır. Mevcut Hizmetler : Milli park içerisinde günübirlik rekreasyonel aktivitelerden piknik, tracking, doğa yürüyüşleri, uzun süreli rekreasyonel aktivitelerden de çadırlı ve karavanlı kamping yapılabilir. Konaklama : Çadır ile konaklama yapılabilir. Ayrıca sahada Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’ne ait bungalowlardan faydalanmak mümkündür. İli : ISPARTA Adı : KOVADA GÖLÜ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1970 Alanı : 6.534 ha. Konumu : Akdeniz Bölgesi’nde, Isparta ili Eğirdir ilçesinde yer almaktadır. Ulaşım : Isparta-Eğirdir-Konya devlet karayolundan ayrılıp güneye dönen 23 km’lik bir yol ile ulaşılmaktadır. Kaynak Değerleri : Kovada Gölü’nün meydana gelişi, Batı Toroslar’da görülen karstik göllere benzer. Havzaya düşen yağmur sularının fiziksel ve kimyasal aşınmasına eklenen tektonik yer hareketleriyle şekillenen göl, karstik tektonik bir polyedir. Eğirdir Gölü’nün güneye doğru uzantısı olan Kovada Gölü, sonradan aradaki dar vadinin alüvyonlarla dolması sonucunda bugünkü şeklini almıştır. Tatlısu levreği (sudak), tatlısu istakozu ve sazandan meydana gelen göl faunası sayı olarak oldukça iyi durumdadır. Milli Parkın ana kaynak değeri olan kızılçam, meşe, çınar ağaçlarından meydana gelen bitki örtüsü ve parkın tabii güzellikleri, açıkhava da dinlenme ve kullanma potansiyeline katkıda bulunmaktadır. Sahanın meydana gelişini hazırlayan karst morfolojisi; bakir doğanın araştırılması, yürüyüş, manzara seyretme, tırmanma ve basit kampçılık imkanı sağlamaktadır. Görünecek Yerler : Milli parka adını veren Kovada Gölü, çevresindeki zengin flora gibi doğal peyzajın pek çok çeşidini sunan bir sahadır. Mevcut Hizmetler : Saha; günübirlik rekreasyonel faaliyetlerden doğa yürüyüşü uygun olup, primitif kamping de yapılmaktadır. Sahadaki kır gazinosu ziyaretçilere hizmet vermektedir. Konaklama : Çadır ve karavanla konaklama mümkündür. Sahada konaklama tesisi bulunmadığı için ziyaretçiler Eğirdir ilçesinde bulunan otellerden faydalanabilirler. İli : KASTAMONU Adı : KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2000 Alanı : 37.000 ha. Konumu : Batı Karadeniz Bölgesinin Kastamonu ve Bartın İli Sınırlarında kalmaktadır. Ulaşım : Kastamonu Pınarbaşı İlçesine 10 Km. mesafede Ilıca Köyü ve Şelalesi ile 22 Km. ise Valla Kanyonuna ulaşmak mümkündür. Pınarbaşı İlçesinden Kapanca ve Kayadibi köyü istikametine gidildiğinde Kayadibi köyünden 2-3 saat yaya yürüyerek Ilgaz İni mağarasına ulaşabilir. Kaynak Değerleri : Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz Bölgesinin Küre Dağları üzerinde zengin ağaç çeşitliliği, Flora ve Fauna ile yaban hayatına sahiptir. Kullanıma açılmamış hakir yerlerden biridir. İdare olarak Milli Park çevresinde Azdavay-Pınarbaşı,Ulus,Bartın. Kurcaşile, Amasra ve Cide bulunmaktadır. Geyik, karaca,Ayı,Kurt, Tilki,Çakal,Tavşan,Yaban Domuzu,Ötücü Kuşlar ve yırtıcı kuşlar ile birlikte sürüngenlerde vardır. Küre Dğları Milli Parkı, bünyesinde bulundurduğu kanyonlar, vadiler , mağaralar ve karstik şekiller açısından jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerlerine sahip bir alandır. Görünecek Yerler : Ilıca köyünde Ilıca Şelalesi, Valla Kanyonu, Aydos Kanyonu ve Ilgarini Mağarası görülmeye değer yerlerdir. Mevcut Hizmetler : Milli Park Müdürlüğü Kuruluşu olmadığından hiçbir hizmet verilememektedir. Konaklama : Konaklama yeri yoktur. Ancak yakındır. İli : KASTAMONU Adı : ILGAZ DAĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1976 Alanı : 1.088 ha. Konumu : Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Çankırı ve Kastamonu il sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Milli parka, park içerisinden geçen Çankırı-Kastamonu devlet karayolu ile ulaşılır. Milli park Kastamonu’ya 45 km, Çankırı'ya 80 km, Ankara’ya ise 200 km uzaklıktadır. Kaynak Değerleri : Orta Anadolu’dan Kuzey Anadolu’ya geçiş kuşağında yükselen Ilgaz dağlık yöresinin arazi yapısı genellikle serpantinler, şistler ve volkanik kayaçlardan meydana gelir. Sahada yer yapısı kadar, dağ oluşum hareketleri yönünden de ilgi çekici örnekler bulunmaktadır. Ülkemizin en uzun ve en hareketli kırık hattı olan Kuzey Anadolu Fayı, Ilgaz Dağı’nın güney eteklerinden geçer. Saha değişik karakterde vadiler, sırtlar ve doruklardan meydana gelir. Ayrıca üstün değerde peyzaj güzellikleri sunan jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Ilgaz Dağı’nın eteklerinden doruklarına doğru gelişen karaçam, sarıçam, göknar hakim ağaç türlerinden meydana gelen bitki örtüsü, zengin orman altı topluluğu ile desteklenmektedir. Özellikle park alanında yer alan göknar ormanı, Türkiye'deki yayılış alanında optimal özellik göstermektedir. Bol ve bütün yıl akışlı akarsuları ile zengin bitki örtüsünün oluşturduğu şartlar, karaca, geyik, yaban domuzu, kurt, ayı, tilki gibi yaban hayatı türlerine uygun yaşama ortamı sağlamaktadır. Milli parkın diğer önemli bir kaynağı da kış sporları imkanıdır. Ilgaz Dağı’nın bu doğal ve rekreasyonel kaynakları milli parkın ana kaynak değerlerini oluşturur. Görünecek Yerler : Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar ve heybetli orman dokusunun oluşturduğu peyzajın çeşitlerini görmek mümkündür. Kayak sporu yapmayı ve izlemeyi sevenler için de Ankara Konağı olarak adlandırılan saha cazibe noktasıdır. Mevcut Hizmetler : Sahada ziyaretçilerin doğa yürüyüşü, çadırla ve karavanla kamp yapma olanağı ile günübirlik aktiviteler için uygun olanaklar mevcuttur. Milli park sınırları içindeki Baldıran Vadisi’nde alabalık üretme istasyonu ve avlanma göletleri hizmete açıktır. Ziyaretçiler 15 Haziran- 15 Eylül tarihleri arasında sahada sportif olta balıkçılığı yapabilecekleri gibi, üretim istasyonundan balık alma imkanına da sahiptirler. Konaklama : Milli parka gelen ziyaretçilerin yeme-içme ve konaklama ihtiyaçlarını karşılamak üzere park içinde üç adet otel, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne ait tesis bulunmaktadır. Ayrıca milli parkta kış sporları için özel sektörce işletilen 2 adet kayak pisti ve tele-syej hattı mevcuttur. İli : KARS Adı : SARIKAMIŞ-ALLAHUEKBER DAĞLARI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2004 Alanı : 22.980 ha Konumu : Kars ve Erzurum illeri sınırları arasında yer almaktadır. Ulaşım : Kars İli, Sarıkamış ilçesi karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir. Kaynak Değerleri : Sarıkamış’taki Tarihi Milli Park alanının iki kaynak değeri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Sarıçam ağaç türünün bu bölgede en yüksek rakımda yayılış göstererek optimal kuruluşta saf sarıçam meşcereleri oluşturması, ikincisi ise Allahuekber Dağlarında 1914 – 1915 yıllarında Sarıkamış Harekatı olarak bilinen harekatta yaklaşık 90 bin Türk Askerinin donarak öldüğü Şehitlik abidelerinin bulunmasıdır. İkinci kaynak değeri de alanın doğal kaynak değerleridir. Ülkemizde 2100 – 2200 metre yüksekliklerden sonra başlayan doğal olarak ağaç bulunmayan yüksek dağ basamağında (alpin zon) çayır otları ve bazı ardıç türlerinden oluşan kısa boylu bitki türleri yetişmektedir. Milli Park olması teklif edilen Sarıkamış Ormanlarını oluşturan Sarıçam bu bölgede optimum yayılıştadır yani Alpin zonda en iyi gelişime sahiptir. Kaynak değerlerinden birini oluşturan ormanlık alanlar saf sarıçam meşceresi ve çam türlerinin arasında çok az miktarda titrek kavak ve adi ardıç türlerinden oluşmaktadır. Alanın yaban hayatı da oldukça zengindir. Sarıkamış Ormanları ile Allahuekber Dağlarını kapsayan 22980 hektar büyüklüğündeki alan 19/11/2004 tarih ve 25618 sayılı resmi gazete de yayınlanarak Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. Görünecek Yerler : Mevcut Hizmetler : Konaklama : Sarıkamış İlçesinde yer alan tesisler kullanılabilir İli : KAYSERİ Adı : SULTANSAZLIĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2006 Alanı : 24.523 ha. Konumu : İç Anadolu bölgesinde, Kayseri İli, Yeşilhisar, Develi ve Yahyalı ilçeleri arasında ayrıca üç önemli turizm merkezinin ortasında yer almaktadır. Birincisi Kapadokya, ikincisi Erciyes Dağı ve üçüncüsü de Aladağlar Milli Parkıdır. Ulaşım : Milli park Kayseri İli, Develi ve Yahyalı ilçelerisınırları içerisinde yer almaktadır. Kaynak Değerleri : İç Anadolu bölgesinde, Kayseri İli, Yeşilhisar, Develi ve Yahyalı ilçeleri arasında ayrıca üç önemli turizm merkezinin ortasında yer almaktadır. Birincisi Kapadokya, ikincisi Erciyes Dağı ve üçüncüsü de Aladağlar Milli Parkıdır. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu, nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerinde yer aldığı 301 kuş türünün beslenme, barınma ve kuluçka alanı oluşu, Avrupa’da turna, flamingo, akbalıkçıl, kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Alan kuş göç yolları üzerinde bulunmaktadır. Ağustos 2000 tarihinde, Sultansazlığı’nda uygulanmaya başlanan GEF II Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi kapsamında, Tabiatı Koruma Alanı sınırlarını ve koordinatları belli olan ayrıca yönetim faaliyetlerinin daha sağlıklı yapılabilmesi amacıyla sınır ve statü değişikliği çalışmalarına başlanmış ve 17/03/2006 tarihinde sınırları genişletilerek Milli Park olarak ilan edilmiştir. Görünecek Yerler : Mevcut Hizmetler : Konaklama : Sultansazlığı Milli Parkı içerisinde yer alan idare binası ve yakınında gözetleme kuleleri yer almaktadır İli : KAYSERİ Adı : ALADAĞLAR MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1995 Alanı : 54.524 ha. Konumu : Niğde, Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir. Ulaşım : Niğde ili Çamardı ilçesine yaklaşık 15 km., Kayseri ili Yahyalı ilçesine ise 30 km. uzaklıktadır. Kaynak Değerleri : Aladağlar Milli Parkı jeolojik yapı açısından değişik zamanlara ait formasyonlarla temsil edilmekle birlikte, en yaygın formasyon Mesozoik yaşlı kireç taşlarıdır. Bunun yanında sahada derinlik volkanizmanın ürünü olan gabro, piroksenit gibi kayaçlarla, subofiolitik metamorfitlere ve daha genç dönemleri karakterize eden Tersiyer ve Kuvaterner yaşlı oluşumlara da rastlanılmaktadır. Aladağlar yöresi ülkemizin tektonik açıdan en faal bölgelerinden birisidir. Yöre özellikle Alp orojenezi sırasında şaryaj ve bindirmelere sahne olmuştur. Tektonik literatürüne “Ecemiş Kasidosu” olarak da giren bu sahada düşey ve yatay atımlı birçok fay bulunmaktadır. Aladağlar çeşitli jeolojik süreçler ve tektonizma sonucu oluşan naplar, klipler, tektonik pencereler gibi ilginç yapısal unsurlarıyla da dikkat çekmektedir. Aladağlar Milli Parkı gerçek anlamda bir jeomorfolojik açık hava müzesidir. Yörenin şekillenmesinde yapı ile birlikte flüvial koşullar ve Pleistosen buzullaşması önemli bir rol oynamıştır. Yörede bu üç unsura ait değişik morfolojik birimlere rastlamak çok olağandır. Yörenin belli başlı jeomorfolojik karakteri derin vadilerle parçalanmış olmasıdır. Buzul morfolojisine ait birçok ize rastlanmakta, özellikle yöredeki birçok sirk gölleri ve morenler bu morfolojinin kılavuz şekilleri olarak göze çarpmaktadır. Yöre klimatik açıdan kendine has özelliklere sahiptir. Yazları sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlı olarak tanımlanabilecek bu klimatik yapı yörenin yüksek kesimlerinde kalıcı karların barınmasına imkan sağlamaktadır. Yörede gece ile gündüz sıcaklık farkı (günlük amplitüd) oldukça fazla olup, geceleri göllerin donmasına neden olan düşük sıcaklık, gündüzleri 30 dereceye kadar çıkmaktadır. Aladağlar Milli Parkı vejetasyon açısından çok zengin olup, ormanı oluşturan hakim türler karaçam ve kızılçamdır. Karaçamdan kızılçama geçiş zonunda yer yer bu iki türün oluşturduğu karışık meşcerelere de rastlanmaktadır. Karaçamın yayılış alanındaki güney bakılı kesimlerde ise meşcere oluşturmayan sedir ve kuzey bakılı nem bakımından daha elverişli yerlerde de göknarlara rastlanılmaktadır. Ormanın üst sınırından itibaren Alpin Zonu başlar. Bu zonda Alpin çayırları yer almaktadır. Alpin Zonu ve daha yüksek kesimlerde yükseklik ve eğim koşullarından kaynaklanan çıplak kayalık mostralara ulaşılmaktadır. Yaban hayatı sakinleri yaban keçisi, ayı, tilki, kurt, vaşak, sansar ve su samurudur. İli : KONYA Adı : BEYŞEHİR GÖLÜ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1993 Alanı : 88.750 ha. Konumu : Konya ili Beyşehir ilçesindedir. Ulaşım : Milli parka, E238 Konya-Beyşehir devlet karayolu ile ulaşılmaktadır. Konya’ya 94 km, Isparta’ya 105 km mesafededir. Kaynak Değerleri : Ülkemizin üçüncü büyük gölü olan Beyşehir Gölü’nün jeomorfolojik yapısı; karstik arazi şekillerinden, çok sayıda düden ve dolinlerin birleşmesi sonucu oluşan polye karakterindedir. Gölün karstik arazi yapısı, yörenin genel jeolojik yapısını teşkil eden kireçtaşlarının, suların kimyasal reaksiyonu ile erimesi sonucu meydana gelmiştir. Göl içerisinde karstik yer şekillerinin kalıntıları olan, yükseltileri 20-50 m. Arasında değişen çok sayıda ada bulunmaktadır. Göl suyu alkalin özelliktedir. Sazan, alabalık, çiçek balığı, gövce, sarıbalık ve tatlısu levreği gibi türler, su kaplumbağası ve yılanlar gölün faunasını oluşturmaktadır. Göl içerisindeki irili ufaklı adalar, su kuşlarının yuvalanmaları ve kuluçkalanmaları açısından önem teşkil ederler. Adalar, dalgıç türleri, kuğular, karabataklar, bazı balıkçıl türleri ve ördekler için kışlama ve kuluçka alanlarıdır. Milli parkın orman formasyonunu ardıç, karaçam, göknar, sedir ve meşe türleri oluşturmaktadır. Ağaçlar yer yer göl kenarına kadar uzanarak Beyşehir Gölü’nün koylarını ve körfezlerini görsel açıdan eşsiz manzara güzelliklerine kavuştururlar. Kilikya Bölgesi içerisinde yer alan ve kültürel kaynak değerleri bakımından da zengin olan yöre eski çağlarda Hitit, Pers egemenliğinde kalmış, Helenistik dönemde Bergama Krallığına bağlanmış; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde iskan görmüş, en parlak çağını da Selçuklu döneminde yaşamıştır. Üstün değerdeki peyzaj güzellikleri, göçmen kuşlar için iyi bir barınak olması, potansiyel göl sularına dayalı su sporlarına elverişli göl kıyılarının bulunması ile Selçuklu dönemine ait kültürel kaynaklar, milli parkın kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Görünecek Yerler : Yenişarbademli yakınlarında, göl kenarında ve 3 km. kadar açıktaki Kızkalesi adacığı üzerindeki kalıntılar, Kubadabad Sarayı harabeleri Selçuklu döneminin eserleridir. Mevcut Hizmetler : Milli parkın yoğun ziyaret dönemi Mayıs-Ekim aylarıdır. Park, ziyaretçiler için günübirlik ve kamp yapma imkanlarını sunmaktadır. Konaklama : Milli park yetkilerinin kontrolünde ve göstereceği yerlerde çadırla ve karavanla kamp yapılabilir. Ayrıca Beyşehir ilçesi de konaklama için uygundur. |