Yağmur yürüyüşlerinde terk ettim; Ihanetine olan nefret bağımlılığımı,
Küçük ayrıntılarda büyük yokluğunu hatırlatıyor bu şehir,
Varlığının ve yokluğunun gel-gitlerinde o baş edilmez hüzün...
Sensiz siperde ruhumun payına düşerken soğuk rüzğarlar,
Bir Nisan gecesi yağmur yağarken kurşuna dizildi Umutlarım..
Geceye benziyordu yüzün..
Yağmurlar altında can çekişirken sadakatler..
Kayıp hayallerin ardına gizleniyor gerçekler,
Oysa sevdanın rengi saydam..
Yüreğin rengi bazılarında seffaf,
Bazılarında kan koyusu bir yalan..
Gece kirpikli gözlerinde yağmur damlaları dans ederdi;
Düştün! tarifsiz bir gece yarısı düşümden
Yeterince telafi edilemeyen bir ihanet kaldı geriye
Mavi bir masumiyet,
Siyah bir İsyan;
Düş kırıntıları,yürek çırpınışları, hazin hüzün sabahları..
***Bir Kaç Satır Arasına Sıkışmış Hüzün Yağmurları... ***
Özgür Güneş