Tekil Mesaj gösterimi
Alt 26-10-2007, 22:28   #8 (permalink)
!NC!PéR!S!
Kendini aşan 2de1'ci
 
!NC!PéR!S! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bLackpearL
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851
Rep gücü: 29


alntı



24 Nisan 1988

23.45

İşte Yokluğuna bir mektup daha...

Bir mum alevinde yine senin yokluğuna mektub yazma cesareti buluyorum. Biliyorum bana öfkelisin. Fakat sunu unutmaki ayrılmayi ne sen istedin ne de ben. Şu an resmine bakarak sana çiziktirme cesaretini buldum. Resmine bakmak bana cesaret kazandırıyorsa, gözlerimden o bir kaç damla yaşa hakim olabilme gücünü kendimde bulamıyorsam , seninle geçirdiğim her anı hatırlayıp , seni yanımda görmek için elimden gelmeyeni de yapmaya çalışıyorsam bilki seni unutmak gibi bir zaafiyeti üzerimde taşımıyorum...

Biraz bunalım , biraz kahır. Sensizliğin getirmiş olduğu sessizlik , sessizliğin hakim olduğu karanlık , karanlığın mahkum ettiği ben...

Hayalinle kandırıyorum kendimi. Kandırmak o kadar basit ve kolay bir fiil ki birtanem , ben bile kendi kendimi kandırabilme aciziyetini gösterebiliyorum. Kandırmak öyle ruhsuz bir aynaki dokunduğunda çaprazların içinde buluyorsun kendini. Kandırmak öyle bir dağdır ki , alçak olmasına rağmen dağ olma özelliği ile gurur duyabilecek kadar - bir o kadar - alçalabilmekte. Ve işte ben bu Yalana sarılabiliyorum. Çaresizliğimdenmi bilmiyorum ama , elimden tutan tek şey o. Yaşamak zalimlerin elinde kalmaksa , ölümün ayaklarima vurduğu prangalarla kölesi olmaya hazırım.

Biraz bunalım ve biraz kahır. Bu akşam sahilin denizle kahramanca mücadelesini izledim biraz. Bu sadece biraz dan ibaretti. Her gördüğüm nesne üzerime yürüyor gibi. Yalnızlık ne kadar zor. Kelimeler bile zor dökülüyor ağızdan. Yalnızlık insanın kendisiyle diyalektik kurmanın en iyi yoludur diyebilirim. Kendi içine kapanmak derler ya. Kapanmak değl. Kendi içine açılmak. Kendini keşfetmek. İlk önce kendini feth etmek, sonra dışarıya yelken açmak. İşte buydu birtanem. Arayıpta bulamadığım, bulupta çözemediğim sır...

Yalnızlığımı sadece kitaplarla örtmeye çalışıyorum. Beni istiyorlardı. Bana muhtaç olduklarını tozlu yapraklarından seziyordum.

Ve bir kitap daha vardı. Bana Dua etmeyi öğreten yegane kitap. Kendisi bir gün kulağıma şöyle fısıldadı:

" Ey Rabbimiz , unuttuk , yahut yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme. Ey Rabbimiz, bizden evvelkilere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz, takat getiremiyeceğimizi bize taşıtma. Bizden sil , bağışla , bizi yarliga , bizi esirge. Sen Mevlamızsın bizim. Artık kâfirler guruha karşı da bize yardım et."


01.20

Biraz bunalım ve biraz kahır.

Ve sen yine yankılanıyorsun kafamda. Yine yokluğun.


Ayrılık ikimizinde elinde olmayan sebep. Yakında bitecek biliyorum. Çocukluk devrelerimde oruç tutarken , iftara kadar sabretmeyi iyi bilirdim. Fakat iftara az bir kala sabrım tükenmeye başlardı. Akşama kadar deliklanlı gibi sabrederken , o son iki dakika iki gün gibi gelirdi. Şimdi aynen öyleyim birtanem. Galiba ayrılığın sonlarına gelmiş olmamız lazım ki , yine sabrım tükeniyor. Biraz önce seninle konuştum , Allah'ım ne büyük nimet , senin sesini duymak varya .......


25. Nisan 1988


08.30

Yokluğun bir alev ateşten zambak. Bana acımayan kızıl maske.

Çırpınmaktayım birtanem. Kavrulmaktayim. Her gün o yazmanı gözyaşlarımla süslemek çok mu hoşuma gidiyor sanıyorsun? Her gün sensizliğinle muhattab olarak tekrak can vermek.

Bir vesikalık çektirdim. Mektupla birlikte sana yolluyorum. Şimdi birtanem resmime bak , gözlerime bak. Sana olan hasretimi , sana olan çırğınışımı oku gözlerimden. Resmimi bile kıskanıyorum. Kendimi kendimden....

Fakat olsun. Biz sabretmeyi de beceririz. Biz gözyaşlarımızı kurutmayı da beceririz. Biz....biz....

Vaktin oldukça ara birtanem. Sesinden mahrum etme beni. Kurtar beni Sevgilim; sensizlikten, bensizlikten kendini kurtar. Kurtarıcım sultanım.

Sevmeye sevilmeye doyamadığım sebebim.

Seni gözlerinden öpüyorum.

" Hatıran öyle sonsuz bir hazine

Ve sevgin öyle büyük bir mutlulukki

En magrur hakanların tacını

Hor görüyorum."
!NC!PéR!S! Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla