Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-08-2007, 10:16   #2 (permalink)
FeYeZaN
KüRRe-i Arz
 
FeYeZaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Tevekkeltü Alallah..!
Kayıt: 03.08.2007
Yaş: 24
Mesajlar: 2.899
Rep gücü: 24


Husrev Efendi’nin Aleyhinde Bulunulamaz:

Bediüzzaman Hazretleri;
“Gizli düşmanlarımız iki planı takip ediyorlar. Birisi beni ihânetlerle çürütmek, ikincisi mabeynimize bir soğukluk vermektir. Başta Husrev aleyhinde bir tenkit ve itirâz ve gücenmek ile bizi birbirimizden ayırmaktır. Ben size ilân ederim ki, Husrev’in bin kusuru olsa, ben onun aleyhinde bulunmaktan korkarım. Çünkü şimdi onun aleyhinde bulunmak doğrudan doğruya Risale-i Nur’un aleyhinde ve benim eleyhimde ve bizi perişan edenlerin lehinde bir azim hıyanettir.” (Şualar 540)
diyerek bu meseleye dair en kat’i sözü söylemiştir. Evet Husrev Efendi, Risale-i Nur hizmetinin düsturlarına uymayan bir şey mi yapmıştır? Hizmeti maddi menfaatlerine alet mi etmiştir? Hizmete zarar mı vermiştir? Şüphesiz hayır. Bilakis, Husrev Efendi, hayatı boyunca Risale-i Nur’un düsturlarına sadık kalmıştır. Hizmeti hiçbir şeye alet etmemiştir. Hizmet uğruna çileli ve ızdırablı bir hayat yaşamıştır. Böyle olduğu için de Bediüzzaman Hazretleri, ona iltifat etmiş ve aleyhinde kendisinin bile bulunamayacağını söylemiştir. Bediüzzaman Hazretleri gibi bir zât bunu söylüyorsa, diğerlerine söz düşmez, boyun eğmek düşer. Aynı zamanda, nurların neşri için hayatını ortaya koyan ve bu gâye uğruna hapishane hapishane dolaşan, türlü türlü ızdırap ve sıkıntılara maruz kalan bir zâtın aleyhinde bulunmak, üstadın da belirttiği gibi Risale-i Nur hizmetinin aleyhinde bulunmak demektir. Bu meselenin orta yolu yoktur. Ya hizmetin yanında yer alacaksınız, yada karşısında. Bu meselede tarafsızlık yoktur. Ya hainler sınıfındasınız, ya da sadıklar sınıfında. Bu meseleyi bir misalle izah edeceğiz:
Karşılıklı onar kişi ip çekme yarışı yapıyorlar. İki tarafta birbirini ortadaki suya çekmeye çalışıyor. Grubun birinden bir kişi ayrılsa ve kenarda beklese veya kendi işine baksa, öbür grup biraz güçlenecek. Çünkü gruplar dokuza karşı on oldu. Bir kişi daha ayrılsa, bu sefer sekize karşı on olacak ve denge bozulduğu için on kişi olan takım sekiz kişi kalan takımı yenecektir. Ayrılan iki kişi karşı tarafa geçmemelerine rağmen, kendi takımlarını zayıflattıkları için yenilmesine sebep olacaklardır.
Hakikatte dahi buna benzer bir durum söz konusudur. Bir tarafta İslam’ı, imânı, Kur’ân’ı savunan Bediüzzaman Hazretleri ve nur talebeleri, diğer tarafta ise, güneşi üflemekle söndürmek isteyen, İslamı ve müslümanları ortadan kaldırmak isteyenler var. Evet, bu konuda Zeki Ağabey “Risale-i Nur’un yüzbinler nüshalarını milyonlar talebelerinin kalemleriyle her tarafta neşr ederek dinsizliğe, küfr-ü mutlaka ve komunizme karşı bir sedd-i Kur’ân’i tesis eden bir hadim-i İslam Bediüzzaman ve yüzbinler başlar fedâ oldukları bir kudsi hakikate başımız fedâ olsun diyerek nur-u İslamı söndürmek ve nur-u imânı yok etmek için yapılan dehşetli zındıka hücumlarına karşı mukabele eden ve istibdâd ve icbarlara karşı izzet-i İslamiye’yi muhafaza ve şeref-i imâniyeyi pervâsızca âleme îlân eden ve Kur’ân-ı Mucizülbeyan’dan aldığı imân hakikatlerini güneş gibi parlak ve cerh ve inkâr ve itirâz edilmez deliller ve bürhânlarla isbat eden...” demiştir. (Fihrist 1039)
İşte Bediüzzaman Hazretleri, bütün bunları çok iyi bildiği için, talebelerinin dikkatini birliğe, sıdka, ihlâsa, çekmiş ve fitne ve fesadlara karşı uyanık olmalarını istemiştir. Ferdi hareketlerin hizmete zarar vereceğini, düşmanların işine yarayacağını anlatarak cemâatin ehemmiyetini kavramalarını istemiştir. Bu konuda ihlâs risalesinde;
“Evet, yol iki görünüyor. Cadde-i kübra-yı Kur’âniye olan şu mesleğimizden şimdi ayrılanlar bize düşman olan dinsizlik kuvvetine bilmeyerek yardım etmek ihtimali var.”

Konu FeYeZaN tarafından (10-08-2007 Saat 18:36 ) değiştirilmiştir.
FeYeZaN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla