Tekil Mesaj gösterimi
Alt 27-07-2007, 11:19   #1 (permalink)
NuR-u HüdA
İşi kavrayan 2de1'ci
 
NuR-u HüdA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
♥ TekGüL ♥
Kayıt: 17.07.2007
Mesajlar: 1.521
Rep gücü: 29


Exclamation GÜnun Duasi Okumadan GeÇmeyİn(herkese Hayirli Cumalar))

Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hâlık-ı Kerîmim! Benim sû-i ihtiyarımla ömrüm ve
gençliğim zayi olup gitti. Ve o ömür ve gençliğin meyvelerinden elimde
kalan, elem verici günahlar, zillet verici elemler, dalâlet verici
vesveseler kalmıştır. Ve bu ağır yük ve hastalıklı kalb ve hacâletli yüzümle
kabre yakınlaşıyorum. Bilmüşahede, göre göre, gayet sür'atle, sağa ve sola
inhiraf etmeyerek, ihtiyarsız bir tarzda, vefat eden ahbap ve akran ve
akaribim gibi, kabir kapısına yanaşıyorum.

O kabir, bu dâr-i fâniden firâk-ı ebedî ile ebedü'l-âbâd yolunda kurulmuş,
açılmış evvelki menzil ve birinci kapıdır. Ve bu bağlandığım ve meftun
olduğum şu dâr-ı dünya da, kat'î bir yakîn ile anladım ki, hâliktir gider ve
fânidir ölür. Ve bilmüşahede, içindeki mevcudat dahi, birbiri arkasından
kafile kafile göçüp gider, kaybolur. Hususan benim gibi nefs-i emmâreyi
taşıyanlara şu dünya çok gaddardır, mekkârdır. Bir lezzet verse, bin elem
takar, çektirir. Bir üzüm yedirse, yüz tokat vurur.

Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hâlık-ı Kerîmim! “Her gelecek olan yakındır”
sırrıyla ben şimdiden görüyorum ki, yakın bir zamanda, ben kefenimi giydim,
tabutuma bindim, dostlarımla veda eyledim. Kabrime teveccüh edip giderken,
Senin dergâh-ı rahmetinde, cenazemin lisan-ı haliyle, ruhumun lisan-ı
kàliyle bağırarak derim: "El-aman, el-aman! Ya Hannân! Yâ Mennân! Beni
günahlarımın hacâletinden kurtar!"

İşte kabrimin başına ulaştım, boynuma kefenimi takıp kabrimin başında uzanan
cismimin üzerine durdum. Başımı dergâh-ı rahmetine kaldırıp bütün kuvvetimle
feryad edip nidâ ediyorum: "El-aman, el-aman! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Beni
günahlarımın ağır yüklerinden halâs eyle!"

İşte, kabrime girdim, kefenime sarıldım. Teşyîciler beni bırakıp gittiler.
Senin af ve rahmetini intizar ediyorum. Ve bilmüşahede gördüm ki, Senden
başka melce ve mence yok. Günahların çirkin yüzünden ve mâsiyetin vahşî
şeklinden ve o mekânın darlığından, bütün kuvvetimle nidâ edip diyorum:

"El-aman, el-aman! Ya Rahmân! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Yâ Deyyân! Beni çirkin
günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar! Yerimi genişlettir! İlâhî, Senin
rahmetin melceimdir ve Rahmeten li'l-Âlemîn olan Habibin, Senin rahmetine
yetişmek için vesilemdir. Senden şekvâ değil, belki nefsimi ve halimi Sana
şekvâ ediyorum.

"Ey Hâlık-ı Kerîmim ve ey Rabb-i Rahîmim! Senin EYNEFİS ismindeki mahlûkun ve
masnuun ve abdin, hem âsi, hem âciz, hem gafil, hem cahil, hem alîl, hem
zelîl, hem müsi', hem müsin, hem şakî, hem seyyidinden kaçmış bir köle
olduğu halde,7 sene sonra nedamet edip Senin dergâhına avdet etmek istiyor.
Senin rahmetine iltica ediyor. Hadsiz günah ve hatîatlarını itiraf ediyor.
Evham ve türlü türlü illetlerle müptelâ olmuş,

Sana tazarru ve niyaz eder. Eğer kemâl-i rahmetinle onu kabul etsen,
mağfiret edip rahmet etsen, zaten o Senin şânındır. Çünkü Erhamürrâhimînsin.
Eğer kabul etmezsen, Senin kapından başka hangi kapıya gideyim? Hangi kapı
var? Senden başka Rab yok ki dergâhına gidilsin. Senden başka hak mâbud
yoktur ki ona iltica edilsin.... AMİN...AMİN...



anlamı:"Senden başka ilâh yoktur. Sen birsin. Senin hiçbir şerikin yoktur. Dünyada son, âhirette ve kabirde ilk söz: Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur; yine şehadet ederim ki Muhammed (s.a.v.) Allah'ın Resulüdür. "

Konu NuR-u HüdA tarafından (27-07-2007 Saat 12:07 ) değiştirilmiştir.
NuR-u HüdA Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
NuR-u HüdA isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler:
hayal (29-07-2007)