Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-05-2007, 13:04   #10 (permalink)
Raid_IRON
Kendini aşan 2de1'ci
 
Raid_IRON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bir Gün Anlarsın
Kayıt: 21.04.2006
Yaş: 24
Mesajlar: 3.430
Rep gücü: 51


Tesettür çarşaftan ibaret mi?

İstanbul’dan okuyucumuz: “Bediüzzaman Hazretleri 24. Lem’anın 1. hikmetinde, kadının tesettüründen bahsederken, ‘Ve bir siperi ve kalesi, çarşafı olduğunu gösteriyor’ derken çarşaf kelimesi hangi anlama gelmektedir? Tesettürün çarşaftan ibaret mi olduğunu söylüyor? Açıklayıcı bir bilgi verir misiniz?”

Kur’ân’ın tanımladığı giyim tarzı, ecdadımızca, çarşaf adıyla ve biçimiyle yorumlanmıştır. Oysa, sorudan anlaşıldığı üzere isim üzerinde duracak isek eğer; Kur’ân’ın, çerçevesini çizdiği giyim tarzına verdiği isim çarşaf değil, cilbabdır. Buna bizim kültürümüzde örfen “çarşaf” denmiştir. Şüphesiz çarşafla cilbab kast edilirse bunda bir sakınca yok. Zaten Üstad Bediüzzaman Hazretleri de bu örf terimini cilbab mânâsında aynen kullanmakta bir sakınca görmemiştir.

Fakat bir giyim tarzı olarak, cilbab emrinin ancak çarşaf tarzı ile yerine getirildiğini iddia etmek cilbab mânâsını daraltmak demek olur. İslâmiyet dar bir din değildir. Genel çerçeveyi çizer; ayrıntıyı, zevk ve renk tercihini kişilere bırakır. Genel çerçeveye duyarlı olan insanın, özel tercihini makbul sayar.

Bu çerçevede, çarşafın cilbab mânâsını içerdiğini kabul ediyoruz. Fakat cilbabın sadece çarşaftan ibaret olduğunu söyleyemeyiz. İsimlere ve resimlere takılmamak ve Kur’ân’ın ruhunu esas almak gerekiyor. Vücut hatlarını belli etmeyen çarşaf cilbab mânâsını içerdiği gibi, baş örtüsü ile birlikte baştan ayağa örten bir dış elbise olan pardösü de, köylü kadının vücut hatlarını tamamen kaybeden baş örtüsü, ceketi ve şalvarı da cilbab mânâsını içeriyor. Vücudu tamamen örten ve vücut hatlarını belli etmeyen her dış elbise tarzına cilbab mânâsını vermek mümkündür. Dolayısıyla esas olan, kadının, giyimde ve tesettürde cilbab mânâsını korumasıdır.


Alıntı..

Daha hâlâ, yöre adı ile çarşaf, emrullah ile cilbab'ı kabul etmeyen var ise, Bediüzzaman Hz.'lerinin Tesettür Risalesini gönderebilirim..

Tesettür Risalesinden kısa bir bölüm;

Bediüzzaman Hazretleri, "Tesettür Risalesi”nde, bin üç yüz elli sene zarfında her asırda üç yüz elli mil­yon insanın içtimâî hayatında kudsi bir düstur olarak yer alan ve üçyüzelli bin tefsirin tasdik ve ittifaklarına ve geçmiş ecda­dımızın i'tikad ve uygulamalarına istinad eden tesettür-i şer’înin çarşaf olduğunu izah; ve kadınların baştan ayağa kadar, yüz ve eller dahil olmak üzere cilbâb (çarşaf)'la örtünme­lerinin Kur'an'ın kesin bir emri olduğunu isbat etmiştir.
Raid_IRON Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla