| su,
direniyor yeşile..
yosun kokuyor sazlar..
çukurlu yolun,
aralarından sesleniyor göl..
dingin…kıpırtısız…kıvrım kıvrım…
bir kaplumbağa uzatıyor kafasını,
halkalar yaparak…
gerilmiş ayaklarında,
yosun çıkmaları…
balık ölümleri vurmuş kıyıya..
çekiyorum içime,
ışığı……..
çekiyorum yeşili sarıyı…..
zaman geçmese diyorum….
telefon çalmasa…
bekleyen olmasa…
coşku, sarıyor hüznü..
çok da şehvetli olmayan
bir öpücük sarsıyor bedenimi…
ıslanıyor dudaklarım..
ve
göle damlıyor..dokusu…düşün…
avuçlarıma doluyor güneş…
kenetlenmiş..minik bir dokun..
nasılda özlemişim…titremeyi,
dokunmanın büyüsünde….
terliyor ellerim …parmaklarım yanıyor….
bir temmuz akşamında,
kokusu başka…..
aşkın……….
kadını başka……….. |