06-02-2007, 18:27
|
#3 (permalink)
|
★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 Rep gücü: 75 | Buz Yarası Sus…
…!
Susmuştum oysa. Damarlarımı kurutmuştum. Kalbimi aritmik bir ayarda tutmuştum. Bekliyordum, kendimi… En çok sevdiklerimden birini. Geliyordu hissediyor ve titriyordu içimde bir diğer biri. Bir çığlığın ilk notasına tutunup sallanıyordu boğazımın duvarlarında sesin hayaletleri.
Susuyordum yine de
Uzun…
Upuzun bir ölme süreciydi bu
Ölüyordum kendimden
Ölüyordum birilerinden
Peşimde koştukça
Ödemeli o buzdan hayat
Terleyen
Terledikçe azalan sıvı kütlesi
Eriyordu sevgi
Akıyordu bentlerim birbirinin içine yıkılıyordu seslerim. Üst üste düştükçe ses tellerim, üzerine asılı rengarenk çamaşırların yakası, paçası ve kollarının birbirine karışmasından ortaya çıkan hengame, orkestradaki tüm enstrümanların aynı an, aynı tonda, aynı notayı basması ile ütülü ve katlı bir hayatın hiç buruşmayacağı emir ve itaat sözleşmesi, ikame çekmecesine yönlendiriyordu, çatısından sivri uçlu buzlar sarkan mecburi sevgi sözcükleri sürüklenmesi.
Gözü bantlı üçüncü sayfa haberi gibi basılıyordum kendime… An be an sevgi emir ve şart kipleri…
Ben değildim
O anın yansımasını taşıyacak ayna
Suçum yoktu
Anın önünden geçmekten başka
Sapladıkça sivri dilli buz seremonilerini, sevgiye dair hayallerimin alnına, bağrına ve kollarına… O sarıcı, o okşayıcı, o bedeli belirsiz varlığa... İçimden geçiyordu, soğuk mu soğuk, sus-pus çığlık izleri…
Buz yaraları kabuk da tutmuyor ki… |
| |