Tütün yoktu, tuz yoktu Caan;
Yarama şiir bastım !...
Surda yare yareydi güllerin izleri;
Bendeyse pâre pâre, dudaklarının !...
Surlardaki yaralar dolar, kapanır ve örülürken ben;
Her bûsenin deliğinden burçlara asıldım !...
Yaralarımdı yârin göründüğü mazgallar ;
Her delikten cansuyum canânıma bakardım !
İlaç yoktu, tütün yoktu, tuz dahi yoktu Caan;
Her kanayan yarama birkaç şiir sarardım !...
Palto yoktu, kazak yoktu; yorgan yok, yatak yoktu !...
Buz solurken ortalık, üstüme şiir aldım !
Ekmek yoktu, katık yoktu ...
Su dahi yok iken Caaan ; kaş çatmadan
Karnıma yine şiir dolardım !...
“Ben” vardım önceleri, sonra “sen ve ben” olduk ...
Ardından ; sen bende, bir “yara” peydahladın;
Ve gittin !...
Yârimin hatırası ; bir “öksüz evlat gibi” yarama şiir bastım !...
Ekmek yoktu, döşek yoktu ...
İlaç yoktu ve tuz yoktu ...
Tütün dahi yoktu Caaan ;
Şiir bastım yarama ...
Yarama şiir bastım !...