| Kangren gecelerin sırat köprüsünde
Ve mabedimde kıyamet kopsa,
Zimmetimden çıkaramadığım,
Tutuk bir sevdan var bende kalan,
Şimdi birde sensiz olmak var,
Arka bahçeye bakan bu pencere,
Bu zahmetli ve uzun yol,
Bu titrek sokak lambası,
Gittiğinin tanığıdır.
Sen!
Önü kükürtlü duman,
Ardı ateşten yalan hayatımın,
Ağlayamayan yanısın.
Günahla dolu bir ömrün tamamı kadar,
Katran karanlığı kadarda olsa yalnızlığın,
Yinede vazgeçilmezimsin.
Kendimi tanıyabildiğim,
Hayatla başedebildiğim,tutunabildiğim yanısın,
Yaslı dilimde ağıtımı tutmasalar,
Bir kabus gibi ,
Üzerime düşen bu ayrılık mevsimi,
Aslında büyüyen direncimdir,
Kirpiklerimin ağırlaşması,
Muhtaç olmanın sıradanlığı,
Zaman denizinde bir geminin,
Demir atması kadar zor değildir.
Hiçbirşeyin anlamı yok sen olmayınca!
Sen olmayınca ölüm bile anlamını yitirir.
Ölümün son deminde,
Yada herhangi bir ikametinde,
Bırakmama ardını.
İnancımsın!
İnatçı yanımsın!
Sevebildiğim kadarımsın...
Seni hala unutmamaya çalıştığım,
Ve hala sevdiğim için,
Asla pişman olmadığımsın,
Olmayacağımsın... |