| Hasret kokuyor şehr-i İstanbul yine bu akşam...Esen rüzgar yetmiyor sensizliği alıp götürmeye...Rumelideki fener aydınlatmıyor karanlık gecelerimi...Boğazın serin suları dindirmiyor içimdeki yangını...Yağmur yağıyor şehr-i İstanbula bu akşam..Sanki benim gözyaşlarıma eşlik ediyor gökyüzü...Herzamanki gibi kalabalık İstanbul...Ama benim yalnızlığıma çare bulamıyor şehirler şehri İstanbul...Boğazı seyrediyorum Salacakta oturup...Yine aklıma o geldi...Nasıl ikiye bölüyorsa boğaz İstanbul'u o da beni öyle
bölmüştü giderken...Aramızda ki tek fark İstanbul'un köprüleri var diğer yarısıyla birleştiği...Benimse hiçbir zaman böyle bir şansım olmayacak...Hep bir yanım eksik kalacak..Elimi uzatacağım tutmak için sadece boşluk olacak ellerimin arasında...Yeni Kapıdayım...Surlarını seyrediyorum İstanbul...Nasılda heybetli duruyorlar...Kimseye geçit vermeyecek gibi...İşte o da öyleydi...Senin gibi taş surlarla çevriliydi kalbinin etrafı...Benim gücüm yetmedi o surları aşmaya...Bir ara gözlerim Kız Kulesine takıldı...Bu kez de kendi halim geldi aklıma...Kız Kulesi nasıl uzaktan seyrediyorsa şehr-i İstanbul'u bende onu öyle uzaktan seyrediyorum...Hemen yanıbaşında duruyorum ama ona ulaşamıyorum...
Gidiyorum artık buralardan şehr-i istanbul...Sakın kal deme bana...Gitmem gerekiyor buralardan...Tüm sokaklarında onun ayak izlerini görüyorum çünkü...Aldığım her nefeste onun kokusunu alıyorum...Heryerin onun anılarıyla dolu İstanbul...Nereye gitsem onun hayalini görüyorum...Herşeyden önemlisi beni burda, senin yanında bırakıp gitti İstanbul anlıyor musun...Ona bu kadar yakınken bu kadar uzak olmaya dayanamıyorum...Gidiyorum İstanbul... O, beni terk etti bende seni terk ediyorum...Eğer burda,seninle kalırsam onu asla unutamam...Eğer bilirsem onu görebilme ihtimalim olduğunu dayanamaz giderim İstanbul...Ve bir kez daha duyarsam aynı sözleri işte o zaman tükenirim İstanbul...
Doğruyu söylemek gerekirse ben de biliyorum kaçıp gitmenin hiçbir işe yaramayacağını...Bende senin gibi biliyorum İstanbul ,onu asla unutamayacağımı...Gideceğim yer, ıssız bir ada olsa bile onun da benimle olacağını biliyorum..Tüm dertlerimin benim yanımda olacağını...Senin bir suçun yok İstanbul...Sen bana hayatta aldığım en güzel hediyeyi vermiştin...Onu çıkarmıştın karşıma...İşte bu yüzden seninle paylaşıyorum dertlerimi...Sana geri veriyorum hediyeni...Sana emanet ediyorum aşkımı...Sende bırakıyorum öbür yarımı....Son kez sana haykırıyorum hala seviyorum diye...Dinliyormusun İstanbul...
Gidiyorum artık şehr-i İstanbul...Bu son görüşmemiz..Son kez akacak gözyaşlarım topraklarına...Bir daha duymayacaksın bu yarım kalmış aşkın hikayesini...Son bir sigara içiyorum boğaza doğru...Dumanını ona götürürmüsün İstanbul...Senden son bir şey istiyorum İstanbul..Son bir dilek...Eğer olurda ona rastlarsan, rüzgarlarını saçlarında dolaştır..Sanki ben okşuyormuşum gibi..Yağmurlarını yüzünde gezdir İstanbul..Sanki ben öpüyormuşum gibi...Ben yalnızlıkla olan randevuma gidiyorum...Sen yalnızlığın ne olduğunu bilmezsin İstanbul...Bunu seninle paylaşmak isterdim ama yalnızlık asla paylaşılamayandır İstanbul... |