Uzun zaman oldu...
Sen belki de artık sana yazmaktan vazgeçtiğimi düşünüyorsun ama tam aksine ben sana eskisinden daha çok yazıyorum... Hemen hemen her gece kağıdı kalemi elime alıp yüreğimden geçen binlerce cümleyi biriktiriyorum defterimin arasında; kimbilir belki bir gün sana okutabilmek ümidiyle...
Sen gittiğinden beridir benim için çok fazla bir şey değişmedi. sensiz ama seninle sürdürmeye devam ediyorum hayatımı; en azından deniyorum... sanki sen beni hiç terketmemişsin gibi herşey aynı kalsın istedim, değiştirmedim hiçbir şeyi.. Bizimkisi bittikten sonra tozlu dolap raflarına kaldırılıp unutulan ilişkilerden olsun istemedim ve dokunmadım hatıralarımıza! Zaten istesem de bunu da diğer ilişkiler gibi kaldırıp unutamazdım dolabın bir köşesinde...
İnsan o sevgiliyi yüreğinden çıkarıp atamadıktan sonra anılarını ve fotoğraflarını yırtıp atsa ne farkeder? Suretin hala capcanlı gözlerimin önünde duruyorken başucumdaki resimlerini kaldırmam bir şeyi değiştirir mi? Ama insanlar anlamıyorlar beni.. Sen de anlamıyorsun biliyorum... Takıntılı olduğumu düşünüyorsunuz... Ve bir ilişkiye, bir insana haddinden fazla bağlanıp, inatla kopmayı reddettiğimi. Oysa içimdekileri en iyi ben biliyorum, çünkü kendimi en iyi ben tanıyorum! İnan bana unutmayı da denedim... Sana dair herşeyi yok sayarak, bana yaşanmışlıkları hatırlatan anıları görmemezlikten gelerek aldırmaz bir hayat sürmeyi de denedim ama o zaman da en az şu anki kadar acı çektim...
Uzun zaman hiç yazmamayı da denedim sana... Ne zaman bana seni hatırlatan bir şarkı çıksa radyoyu kapadım, ne zaman seni ve beni tanıyan insanlar görsem bir yerlerde oradan uzaklaştım, seni hiç arayıp sormadım hatta telefon numaranı bile sildim telefonumdan... Ama hafızamdan silemedim ne fayda! Kimi aramak için aldıysam elime telefonu parmaklarım istem dışı da olsa senin numaranı çevirdi... Adımı yazmak için kalemi elime aldığımda kağıda yazdığım benim değil senin adındı!
Ve ben işte o gün farkettim ne yaparsam yapayım hepsinin boş olduğunu ve seni asla unutamayacağımı... Ve o gün vazgeçtim seni unutmaya çalışmak için saçma sapan şeyler yapmaktan. Özgür bıraktım içimdeki aşkını, bıraktım dilediğine dolaşsın kanımda dolaşabildiği kadar... Hayatımda bir kez bulduğum bu gerçek aşkı karşılıksız da olsa, imkansız da olsa sonuna kadar yaşamaya karar verdim. Aşk iki kişiliktir derler ya... İşte ben onlara gerçek aşkın tek bir kalpte de yaşayacağını ıspat etmeye karar verdim! Hem sana hem bütün dünyaya...
İstediğiniz kadar gülüp geçin, kulak asmayın, aldırmayın sözlerime ama yıllar sonra hepiniz göreceksiniz ki ben yine aynı insan olacağım ve hala aynı sevda olarak yüreğimde, aynı isim dilimde, ve aynı insan düşlerimde... Yanımda, yakınımda hiçbir zaman yeni bir insan göremeyceksiniz; ne çok beklesiniz de... İnan bana bunca zamandır isteseydim olurdu! Çivi çiviyi söker mantığıyla ilerleyip aşktan ağrıyan kalbimi aşkla kurtarmak isteseydim inan bunu çoktan yapardım. Ama öyle yüce ki benim sana duyduğum sevgim onu asla başka bedenlerde, başka yüreklerde kirletmeyeceğim!
Artık çoktan bitmiş bir masal olsa da bizim aşkımız senin adın bir kez söylendi benim adımın yanında.. sen bir kez benim ellerimi tuttun insanların arasında... Ve benim kendi adıma hiçbir saygım kalmamış olsa da, kendi adımdan çoktan ümidi kesip vazgeçmiş olsam da senin adın için yaşıyorum, yaşayacağım... Bana gelecek her söze zaten bunca yıldır alıştım ama senin adına asla laf söylettirmem! Belki sana ait değilim artık, ve bana gelecek hiçbir söz senin başını önüne eğmez ama ben yine de hala sa aitmişim gibi yaşayacağım hayatımı, hala ucu sana da dokunacakmış gibi yapacağım her yaptığımı...
Nasılsa eninde sonunda çıkıp gideğim senden ve bu şehirden çok uzakta bir yerlere... O zaman da benim için bir şey değişmeyecek bil; yalnız doğdum, yalnız öleceğim...