Konu: SenSiz..
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 23-11-2006, 02:37   #3 (permalink)
Saripapatya
Banned
 
Saripapatya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
~~O artık evLi~~
Kayıt: 19.11.2006
Yaş: 25
Mesajlar: 4.816
Rep gücü: 0



Aşk acı verir ama bu acıdan kurtulmaz aşık. Fuzuli’nin Leyla ve Mecnun’un da dediği gibi: "Ya rab bela-yı aşk ile kıl aşina beni / Bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni" der aşıklar. Mecnun’un uyuz bir köpeğe sarılıp öptüğünü görenler ne yaptığını sorarlar. Cevabı şu olur: "Bu köpek Leyla’nın köyünün köpeği". Goethe’nin Werther’i "Sırf bugün onun yanına yaklaşmış bir kimsem olsun diye, oraya uşağımı gönderdim." der ve geri dönem uşağını adeta sevdiği kadını görmüş gibi bağrına basar. Aşk derin izler bırakır insan yüreğinde, kimine göre kapanmaz yaralar açar. Bitse de gizliden gizliye bir yanımız sevmeye devam eder. Behçet Necatigil'in Gizli Sevda şiirinde olduğu gibi buruk bir şekilde:

Gizli Sevda

Hani bir sevgilin vardı

Yedi sekiz sene önce.

Dün yolda rastladım,

Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü

Konuştuk ordan burdan.

Evlenmiş çocukları olmuş,

Bir kız, bir oğlan.

Seni sordu.

Hiç değişmedi, dedim,

Bildiğin gibi..

Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş,

Kendilerininmiş evleri.

Bir suçlu gibi ezik,

Sana selâm söyledi.

Yarım kalmış bir sevdanın şiiridir bence bu şiir. Ne olmuşsa ayrılmıştır sevgili. Ama hiç bir şey değişmemiştir. Ve değişmeyecektir. Güzel olan hiç bir şey yok olmaz çünkü. Yürekte bir yaramıdır, zihinde bir kokumudur sevgilinin saçlarından geriye kalan bilmem. Bir suçlu gibi ezik. İçimi burkan bir eziklik. Bir şeylerin yarım kalmaması emek ister. Bir şeyleri göze almak gerekir. Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasında yemyeşil bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma diyor milattan yüzyıllar önce yaşamış bir filozof (Xsentius M.Ö. IX.yy). Ama öyle bir bahçedir ki yüzüne güller açar emek verince. Seni korkutabilir harcayacağını düşündüğün emekler. Hatalar yapabilirsin. Yanlışlar yapabiliriz. Ama yanlıştan bu kadar korkarsak doğru olanı nasıl buluruz ki?

Aşk ölesiye kıskanır kimi zaman. Atilla İlhan şiirinde aşık, karşılıksız sevdiği kadının aşık olduğu adam için hayırsızın biriydi der, öldüresi gelir: "ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım, felâketim olurdu ağlardım".

Aşk, korkuyla ümit arasında varlığını devam ettirebilir ancak. Ümidiniz gerçekten çok az ise onu yok etmeye bakın. Dünya’da bize biricikmiş gibi gelen o’nun kadar size uygun olan bin kişi daha vardır. Niçin aşık olduğumuzu düşün. Bir erkek veya kadın niye aşık olur. Niçin özellikle ona aşık olduğunu düşünme. Çünkü kendine bir sürü gerekçeler bulabilirsin. Aşkın nereden geldiğini düşün. Eğer bir ihtiyaçsa niçin bir başkasına aşık olmayasın. Bunu hafifmeşrep olasın diye söylemiyorum. Ama aşk gözünü kör etmesin gözlerini. Ovidius’un dediği gibi:

"İlkin: seç, sevmek istersen sevilmeye değeni.

Kuşan oklarını yeniden bir er gibi,

İkincileyin: sev sevince gönlünün çektiği,

Sözünü dinleyen güzel bir kızı.

Üçüncüleyin: uzun sürmeli elden geldiğince sevgi."

Seçilebilir bence de sevilecek olan. Olgun aşk zamanla gelişir. Yıldırımın zıt kutuplar arasındaki elektirik akımı olduğunu unutma. Seni yıldırım gibi çarpan zıt kutbun olabilir. Sevilmeye değeni sevebilirsin.

"Çok olmuş sever görüneyim derken sevenler,

Sevgiye özenirken gönül verenler..."

Aşkın bir formülü var mı? Bir zamanlar şöyle bir şiir yazmıştım:

Sevgi telde değil, tende değildir,

Sevgi sende değil, bende değildir,

Seven sevilene bende değildir

Elâ gözler, keman kaşlar

Artı sözler bölü endam

Sevgi hesap kitap işi değildir.

Sevgi kere sevgi aşk eder amma,

Aklım bunu anlar halde değildir.
Saripapatya Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla