| Nedenini hiç bilmediğim bir fırtınayla savruldum sensizliğe,hayattan da nasibi mi aldım ama senden?
Yitirildim,kayboldum kimi zaman.
Zaman zamansa unutuldum.Unutulmuşluğumun acıdığı zamanlarsa,zamansızdı.
Zamansızdı seni yitirişim,kuşların göçü bile zamansızdı bu sefer.
Ne zaman karar vermiştin beni terketmeye ve ne zaman geri dönecektin söyle.
Yollara mı düşseydim diyar diyar,
Dolaşıp divane mi olsaydım,
Ne yapsaydım da böyle amansızca,umursamazca defolup gitmeseydin.
Gitmeseydinde sana nasıl aşık olunur, Bir insan nasıl sevilir en incesinden öğretseydim.
Argolarla,sokak ağzıyla nasıl aşk ilan edilir?
“AŞK” denildiği zaman en çirkin sözler bile güzelleşir
Aşkın önünde eğilir,sana bunları öğretseydim
Cahil değilim A da bilirim B de..
Ama ben aşk dilinde konuşup bu dilde türküler söylemeyi severim, Ne yazık ki;sana öğretemedim..
Daktilonun kağıdı dokunduğu gibi dokumuştum seni benliğime,
Silinmez zannetmiştim,yel esti,sel değdi,
Bir daha aynı makamdan okunmamak üzere silindi ve gitti.. Canım sandım,canına yandım.. |