gün boyu seni düşünmek elbet güzel
elbet seni dert etmek yokluğunda
bütün zamanlarda
böyle derde can kurban der
geçerim inan
ama en çok sabahları düşüyorsun aklıma
en çok sabahları düşünmdügüm oluyorsun
her şafakta sana kurulu bu yürek desem inan
gün doğumu sancılarımsın bu yüzden
inceden inceye içimi burkan
hemen her gün seninle geliyor
tutup bir seher vaktinin elinden
gün ışığı gülüşün oluyor penceremde
düşünce hayalin perdelerime
öylesine aydınlık ki yüzün bir bilsen
öylesine temiz ve lekesiz
akmı ak, pir-u pak
hangi kaynakta yunup yıkadın kimbilir
kimbilir hangi sulardan
hangi çeşmelerden bu mahmurluğu
her sabah bir iç çekişsin
her sabah bir ah ediş
her sabah bir hıçkırıksın
tutulup durduğum
her sabah mor bir hüzün
en çok sabahlarımı seviyorum seni yoksa
en çok sabahlarımı seni düşünüyorum
belkide öyledir kimbilir
kimbilir belkide sende biliyorsun bunu
ve belki bildigin için
çıkıp çıkıp seherlerde geliyorsun
tevekelli degil elbet bu gelişler
daha ne kadar sürecek
bu sabah gelmelerin bana
ne zaman bitecek bu seher buluşmaları
de bana bileyim, bileyim ne olur
artık bir gün ortası koy önüme
bir kuşluk vakti mesela
ansızın mor bir ikindide çık gel
mesela bir günü uğurlayalım beraberce
ardından el salayıp seninle
oturup bir gün batımının kıyısına
merhaba demek için bir geceye