Sararan
ve kendi düşen yapraklarıyla
ıslatmadan mendilleri
kaç kez yolcu ettim
tanımadığım
ve hiç tanımayacağım insanları iskeleden
martıların canhıraş seslerine karışan
inceden sirenleri ile
ayrılıklar
kavuşmalar
gözyaşı ve kahkaha taşıyan
bir jeton uzaklığında
kaç vapur halatlarını çözdü
içinde olmadığım
günbatımıyla
martılarla beraber ayrılırken
incitmeden dalgaları
bir sır gibi içimi döktüm mavi sulara
sana getirsinler diye
beyaz köpüklere ekledim söylenmemiş sözlerimi
her iklim limanına uğrayacak
gelecek düşleri yüklü gemiler içinde
yola çıkmadan
elimi uzatmasam dokunacak kadar yakın kıyılarda iken
vapurlara binip yanına gelemediğim
kaç gün soldurup
kaç siyah gece tükettim biliyormusun
Atilla Işık