Konu: Kalb kırmak
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 03-05-2006, 19:51   #10 (permalink)
v
Çalışkan 2de1'ci
 
v - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 29
Mesajlar: 118
Rep gücü: 14


Ynt: ***Kalb kırmak ***

müminlere ve mümin insanlara ellerimiz ve dillerimiz bağlıdır.
bu tür zatlar hakkında konuşurken dahi çok dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
yunus emre gibi zatlar derken doğrudan yunus emreyi kastekmekten ziyade yunus emre meşrebindeki insanları vurgulamak istedim. o büyük zatlar gönül ehli oldukları içindir ki balapervazane sözler çıkabilirler dillerinden. bu sözleri söylediklerinde istiğrak içinde olduklarından, manevi cezbeye kapıldıklarından ne dediklerinin farkında olmadan konuşabilirler.
hallacın "kendi şanımı tesbih ederim" beyazid-i bistaminin "Allahım beni kızdırma ! eğer rahmetinin ne kadar geniş olduğunu kullarına açıklarsam yeryüzünde sana kulluk yapacak bir tane insan bulamazsın" gibi şatahatlı sözler çıkabilir. o büyük zatların manevi cezbeye kapılmış,aşk-ı ilahiden bir nevi manevi sarhoşluk yaşarken söyledikleri sözlerdir (tasavvufta naz makamı denir) o sözler naz makamında söylenmiş sözler oldukları için naz makamında olmayan ve cezbeye kapılmamış, şuuru yerinde olan kişiler aynı sözü söylediklerinde o sözden dolayı mesuldürler. ama onlar mesuldür denilemez.

mesela, Cennet dedikleri ne ki bir kaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver onları bana seni gerek seni (yunus emre )

birincisi : hz. idris peygamber gibi bir zat cennete giriyor ve çıkmıyor. bediüzamanın dediği gibi cennet öyle güzel ki ne göz görmüş ne beşerin kalbine hutur etmiş.

ikincisi : hz. peygamber sallallahu aleyhi vesellem "cenab-ı hak'tan cenneti arzu etmiş, dilemiş ve istemiş. cehennemden de titremiş, Cenab-ı hakk'a sığınmış.
bediüzzamanın talebesi bediüzzamanın dizlerine bırakır kendisini ve "korkuyorum" üstadım der. üstad "korkma, titre" der..
biz kim oluyoruz da cennet gibi nimeti arzu etmiyor cehennem'den titremiyoruz.
hz. ömer gibi Allahın kaderinden kaderine kaçıyorum demekler eşanlamlıdır.
cennet Allahın cemali iken cehennem Allahın celalidir. bi anlamda Allah'tan Allah'a kavuşuyor ve Allah'a sığınıyoruz.

bediüzzaman hazretleri, muhyiddin ibn arabi hazretlerine sadece muhyiddin ibn hazretleri derken,
imam-ı rabbani hazretleri için ise, müceddid-i elfi sani imam-ı rabbani der.
bu espriyi anlayabilirsek, türkiye genelinin içersinde "kur'an'ı kerim" denilirken bediüzzaman gibi dev bir şahsiyetin kur'an'ı kerim yerine "kur'an'ı hakim" demesinin hikmetinide kavrayabilirsek zannediyorum Alim ile Arif ayrımını anlayabiliriz..

zannediyorum o söz hz. ömer'a ait olamaz. olsa dahi bediüzzamanın muhteşem ifadesi ile.
"bir sözü kim söylemiş,neden söylemiş, kime söylemiş, hangi makamda söylemiş? söylenen sözle birlikte bunlarda eklenmeden söylenirse her zaman olduğu gibi söylenen söz doğru anlaşılamayabilir ve ya "anlam kayması" yaşayabilir.
ki bence muhal bişey ama diyelim o söz hz. ömer'e ait. genede o söz mutlaka şerh edilmelidir.
kalp kırmanın ne kadar kötü birşey olduğunu anlatmak için kabenin kutsallığını ve mukaddesiyetini küçük göstermek ve değersizleştirmek şeytana ancak malzeme verir.
ayrıca, tekrar bediüzzaman'a başvurursak ne der bediüzzaman ;
kainatta tedricilik vardır.
herşey bir nizam ve ölçü içindedir. tohum meyve vermesi için, ısıya,ışığa, yağmura ve zamana ihtiyacı vardır ve herbirisinin öncelik ve sonralık sıralaması ehemmiyetlidir.
kalp kırmanın kötülüğünü anlatırken,
önce kur'an ve sünnetden sonra da veraset-i nübüvvet erlerinin sözlerini anladıktan sonra anlatılmalıdır.
sanki kur'an ve hadisleri okuduk, anladık gibi geçmiş başka eserler okuyor başka eserlerden konuşuyoruz.
sahabe otururken hz. peygamber gibi oturur. elbisesini düzeltirken peygamber gibi düzeltir.
konuşurken peygamber gibi konuşur. birisi soru sorarken hadislerden sorar diğeri cevaplarken kur'an dan cevap verir. böyle yaparak sosyolojik ve psikolojik duvarlar örerler.
elhasıl, sözler yanlış anlamanın kaynağıdır.
özellikle netten olunca istemeden dahi olsa "anlam kayması" kaçınılmazdır. yeter ki kırıcı olmayalım.

bediüzzaman ne der,
eğer öfke duymak istiyorsan Allahın kafiri çok. onlara öfke duy. olmadı nefsine adavet et der.
nefis gibi bir düşman ve etraf da yığın yığın kafir varken "bizim dilimiz ve elimiz müminlere bağlıdır"

Allah'a emanet olun







v Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla