| Ynt: İL İL TÜRKİYE AĞRI GENEL BİLGİLERİL TRAFİK KODU: 04
Yüzölçümü: 11376
Nüfus : 470.796 dır.Bu nüfusun %44’ü il ve ilçe merkezlerinde, % 56’sı kırsal alanlarda Yaşamaktadır.
1650m. yüksekliğindeki bir yaylada yer alan Ağrı ili, adını yanındaki görkemli dağdan almaktadır. Türkiye'ye en tepeden bakabileceğimiz ve ülkenin doğuya açılan kapısı konumundaki Ağrı, tarih boyunca çok sayıda kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ağrı ili, yazın dağcılık, ve doğa yürüyüşüne, kış mevsimine kayak sporuna elverişli parkurlara sahip efsanevi dağı ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin turizm merkezleri arasındadır.
Ağrı ilinin tarihi, Paleolitik Çağ'a kadar uzanmaktadır. Daha geç dönemlerde bu bölge ile Mezopotamya arasında kültürel ilişkiler olduğunu gösteren Tunç Çağı araç gereçleri bulunmuştur. Ağrı ve çevresine yerleşen en eski topluluklardan biri Hurrilerdir. M.Ö. 14 yüzyılda Hititlerin Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki etkinlerini yitirmeleriyle yöre önce Hurrilerin, ardın da Urartu, Pers, Makedon, Roma, Bizans'ın egemenliğine girmiştir. M.S. 7.yy ortalarında Arapların eline geçen ve stratejik konumu nedeniyle istilalara uğrayan Ağrı'yı 11. yüzyılda Selçuklular egemenlikleri altına almışlardır. Selçukluların aralıklarla süren egemenlikleri Moğol akınlarıyla son bulmuştur. Sonradan İlhanlılar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. I. Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından işgal edilen bölge, 1921 yılında yapılan Kars Antlaşması ile Türkiye'ye iade edilmiştir. Coğrafi Konumu
Ağrı ilinin doğusunda İran, kuzeyinde Kars ve Iğdır, batısında Muş, kuzeyinde Bitlis ve Van illeri bulunmaktadır. İklimi
İklim bakımından Türkiye’nin en sert karasal iklimine sahiptir. Kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kuraktır. Ulaşım
Ağrı iline karayolu ve havayolu ile ulaşım sağlanmaktadır.
Yapmadan Dönme - Geçmişe şefkat açıp kucağında uygarlıklar büyüten Ağrı ilimiz; 4000 yıl sonra bugün çağdaş yaşamın tüm huzur ve heyecan boyutlarında var olduğunu söylüyor ve diyor ki;
- 200 yıl öncesinin İshak paşa sarayı ile 3000 yıl öncesinin Doğubeyazıt Kalesinin yanyana ister bir gün batımı kızıllığında ister tabiatın baştan ayağa bir dua kesildiği daha ilk gün ışıkları doğmadan panoramik bir tablo gibi yaşadığın takvimin çerçevesiyle seyret.
- İster, gökyüzünün mavisine sınırlarını çizen Meya vadisinin yem yeşil sessizliğinde otur ve tepende dikili 3000 yıllık kaya evlerine bakarak hafızanda en diri efsanelerle tüm zamanların yorgunluğunu at.
- İstersen gel, Kutsal kitapların adından bahsettiği bir Nuh Tufanı sonrası Varoluşun esrarı olan gemiye. Cudi Dağının eteklerinde tanık ol.
- Yada istersen rengarenk ışıklarla parıldayan buzdan dikit ve sarkıtların oluşturduğu Buz mağarasında tabiatın bir harikasını gör.AĞRI DAĞI...
- Ya da Adem ile Havva’nın elmayı yemeden önceki cennetini gör...
- İstersen gel, yeryüzünün en büyük aşkını Keşişin Bahçesinde gör ve “Bu yerde mi kül oldular” de..
- Gel göllerin en yükseğine çık ve Güzelliklerin güzelliğinin nasıl olduğunu gör.
- İstersen kartallara yuva olmuş yüksek kayalıklarla çevrili kanyonlar arasında kıvrıla kıvrıla akan elli millik Murat suyunda rafting yapmanın heyecanı yaşa.
- Ya da istersen uzun etekli dağlarımızın beyaz karlarında uçmaya denk, kaymanın heyecanını yaşa... |