30-07-2006, 18:55
|
#9 (permalink)
|
Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 Rep gücü: 51 | Ynt: CİHAD VE DAVET Alıntı: "Sen kâfirlere uyma, uyanlara karşı Kur'an ile büyük bir cihadla cihad et" (el-Furkan, 25/52) buyurmuştur. Ayet-i kerimede Kur'an ile cihadın "büyük cihad" olarak belirtilmesi, Kur'an'ın ilim ile cihad konusuna ne kadar önem verdiğini göstermektedir. Hak ve hakikatı, en tehlikeli zamanda bile, hiç bir şeyden korkmadan ve çekinmeden olduğu gibi söylemek de bir çeşit cihaddır. Rasûlullah (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Zalim bir hükümdar karşısında hak ve adaleti açıkça söylemek, büyük bir cihaddır. " (İbn Mâce, Fiten, 4011) | Allah razı olsun.
Cihad gerçekten önemli. Uhud savaşında Peygamber Efendimiz Abdullah İbn-i Cübeyr'e dağın başında durmasını emrediyor ve 50 adam veriyor. Bu adamlar diğer askerlerin ganimet mallarını paylaştıklarını görünce savaşın kazanıldığını zannediyorlar ve bulundukları yeri bırakıyorlar.
Abdullah İbn-i Cübeyr onlara seslenerek : Peygamber Efendimiz " Ben haber vermeden, yerinizi bırakmayın " dediğini hatırlatıyor.
Askerlerde : Askerler ganimet mallarını bölüşüyorlar, savaş kazanıldı. Bize mal kalmayacak deyip bulundukları yeri terkediyorlar.
Tabi 50 kişilik taburdan hepsi bırakmıyorlar, 7 tanesi kalıyor Abdullah İbn-i Cübeyr ile birlikte. Kalan askerler düşman ordusu tarafından şehit ediliyorlar.
Düşmanlar oradaki askerlerin nöber yerlerini bıraktıklarını görünce, ordan saldırıyorlar ve İslam ordusunu bozguna uğratıyorlar. |
| |