Herşeyde biraz 2de1 - Tekil Mesaj gösterimi - Yaratılış gayemiz
Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink) Alt 28-05-2008, 14:42
FeYeZaN
KüRRe-i Arz
 
FeYeZaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Tevekkeltü Alallah..!
 
Kayıt: 03.08.2007
Yaş: 23
Mesajlar: 2.897
Rep gücü: 19
Rep derecesi: FeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu SanırımFeYeZaN Bir Hareketlilik Söz Konusu Sanırım

Question Yaratılış gayemiz

 
Yaratılış gayemiz


Her şeyin olduğu gibi elbette ki insanın da bir yaratılış gayesi vardır. Başıboş yaratılmamıştır hâşâ…

İşte, canlı-cansız topyekün varlıkların yegâne yaratıcısı olan Allah Teala, insanoğlunun yaratılışındaki maksadı-gayeyi şöyle beyan ediyor biz kullarına:

“Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelkileri yaratmış olan Rabbınıza ibadet ediniz. Ta ki ittika etmiş
(yasaklardan sakınmış) olasınız." (1)

Cenab-ı Hak insanı zatına kulluk etmesi için yaratmış… Bunun dışındaki bütün yarattıklarını, zerresinden küresine kadar, hepsini insanoğlunun emrine-hizmetine vermiştir. İnsanı da kendi emri ve hizmeti için yeryüzünde halifesi olarak seçmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Mevlamız bu hususu şöyle dile getirmektedir:

Görmediler mi ki, muhakkak onlar için (kudret elimizin) yaptıklarından dörder ayaklı hayvanlar yarattık. Ve onlar artık bunlara maliktirler. Ve onlara, bunları (yani yarattıklarımızı) musahhar kıldık (itaatkâr kıldık, boyun eğdirdik). Artık bunlardan, onların binecekleri (hayvanlar vardır). Ve bunlardan (sütlerinden içip etlerinden de) yiyorlar. Ve onlar için bunlarda (nice) menfaatlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?” (2)
* * *

CANLI YARATIKLAR ÜÇ KISIMDIR

Cenab-ı Hak kâinatı yaratırken evvela canlı-cansız diye ikiye ayırmış, canlıları da şu üç sınıf olarak halk etmiştir:

1. Sadece aklı olanlar… Bunlar meleklerdir. Ayet-i celilede buyruluyor ki: “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır.“ (3)

İşte bu ayetin medlûlünce melekler, Allah’a bu akılları gereği asla isyan etmezler. Çünkü onlar nurdan yaratılmışlardır. Allah Teala ne emrederse, melekler ancak onu yaparlar.

2. Sadece nefsi olanlar… Bunlar da behaim yani hayvanlardır ki, nefislerinin arzusundan başka bir düşünceleri ve ilgileri yoktur. Ama buna rağmen hayvanlar, sahiplerini ve yavrularını hisleri ile tanırlar, akşam oldu mu evlerinin yolunu bilirler. Ve yine dostlarını, düşmanlarını da hisleriyle bilirler; yavrularını da tanıtırlar.

3. Hem akıl hem de nefis sahibi olanlar… İşte bunlar da insanlarla cinlerdir. Ve bunlar için Hz. Allah kitabında, “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım“ (4) buyurarak kâinattaki varlıklardan sadece insanların ve cinlerin akıl ve şuur sahibi bulunduklarını, dolayısıyla ibadetle-kullukla da onların mükellef olduklarını bize bildirmektedir.

Bu kulluk vazifesini yapmadıkları takdirde, cehennemin onlarla doldurulacağını da şöyle bildirmektedir: “Ve Rabbinin 'Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım' sözü böylece tamam oldu." (5)

Maalesef günümüzün modası ve günümüz insanlarının ağızlarına sakız ettikleri iki cümle görüyoruz:

a ) ”Sen benim ibadet etmediğime bakma, kalbime bak” sözü. Halbuki biz çok iyi biliriz ki, bir kapta ne varsa, dışına da o sızar.

b) ”Çalışmak da ibadettir” diyenler. Elbette! Ama Allah’a itaat ve kullukla beraber…

Yukarıdaki ayetlerde gördük ki, yaratılışımızın birinci gayesi Allah’a kulluktur, ibadettir. Ama o hayatı devam ettirebilmek için de elbette çalışmak gerekir.

Nasıl ibadet edeceğimizi de Hz. Allah Kur’an-ı Kerim’inde bize şöyle bildirmektedir: “Ey iman edenler! rükû edin, secdeye varın, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın ki felaha erebilesiniz / kurtulabilesiniz." (6)
* * *

İNSANLARIN ÜÇ GAYESİ

Kitabımız Kur’an-ı Ker’im’in açıkladığına göre, insanların başlıca üç gayeleri vardır:

1. Gayesi sadece yeme-içme ve eğlenme olanlar… “O kimseler ki, kâfir olmuşlardır. Dünyada menfaatlanırlar. Hayvanlar gibi yer ve içerler. Ama gidecekleri yurtları ise cehennemdir.” (7)

Demek ki; kâfirlerin dünyaya geliş gayesi, sadece yemek-içmek ve eğlenmekten ibarettir.

2. Yeme-içme ve eğlencenin en iyisini elde etmek için koşanlar… “İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Oysa varılacak yerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadır." (8)

Bu gruptakilerin gayesi de, yukarda saydığımız şeylerin peşinden koşmak ve bunların en iyilerini elde etmeye çalışmak, gece-gündüz bunun için çalışıp çabalamak, çırpınmaktır.

3. Bu kısmın gayesi, güzel ifadelerde bulunmak; nsanları o konuşma ve nutuklarla aldatmak; onlara hem dünyaları hem ahiretleri için her türlü kötülüğü ve ihaneti yapmaktır. Kur’an-ı Kerim bunları da bize şöyle haber veriyor: “İnsanlardan bazıları da var ki, dünya hayatı hakkındaki sözü, senin hoşuna gider. Ve kalbinde olana da Allah’ı şahit tutar. Halbuki o pek katı bir husumet sahibidir. Ve sen yanından ayrılınca, hemen yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekinleri, ziraatları, zürriyetleri, helak etmeye, yok etmeye koşar (çalışır). Allahu Teala ise, fesadı sevmez (dolayısıyla) müfsitleri de sevmez." (9)

Velhasıl, yeryüzünde bir takım insanların gayesi de, güzel-güzel ifadelerde bulunmak... İnsanları o ifade ve nutuklarla aldatmak; ardından da onlara, hem dünyası için hem ahireti için her türlü kötülüğü ve ihaneti yapmaktır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde bu gibiler hakkında buyuruyor ki:

İçinizden öyle bir topluluk çıkacak ki, onların namazlarına bakınca, siz kendi namazlarınızı beğenmeyeceksiniz. Oruçlarına bakınca, siz kendi oruçlarınızı beğenmeyeceksiniz. Amellerine ibadetlerine bakınca, siz kendi amel ve ibadetlerinizi beğenmeyeceksiniz. Ve onlar Kur’an-ı Kerim de okuyacaklar. Ama okudukları Kur’an (Kur’an’ın ahkâmı ve ahlâkı) onların boğazlarından aşağı (yani kalplerine) inmeyecektir. Okun yaydan fırlayıp gittiği gibi (dünyevi bir menfaat görünce) dinden fırlayıp gideceklerdir.” (10)

Hz. Ali’nin rivayet ettiği diğer bir hadiste ise yine Peygamberimiz (s.a.v.), bu gibiler hakkında ümmetini ikaz ederek buyurmuştur ki: “Kişinin namazı ve orucu, sizi aldatmasın (sizi zarara sokmasın). Siz onun alış-verişindeki (dürüstlüğüne) bakınız.”

KAYNAKLAR
(1) Bakara suresi, 21.
(2) Yâsîn suresi, 71–72–73.
(3) Tahrim suresi, 6.
(4) Zariyat suresi, 56.
(5) Hud suresi, 119.
(6) Hac suresi, 77.
(7) Muhammed suresi, 12.
(8) Alu İmran, ayet 15.
(9) Bakara suresi, 204–205.
(10) Buhari, Sahih, C. 11, S. 284.
FeYeZaN Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla